İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin 1. fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/215 Esas, 2019/500 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81. maddesinin 1. fıkrası, 35. maddesinin 2. fıkrası, 29. maddesinin 1. fıkrası, 62. maddesinin 1. fıkrası, 53. maddesinin 1. fıkrası, 58. maddesinin 6. fıkrası uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 1. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/1662 Esas, 2021/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suçun vasfına, haksız tahrike ve meşru savunmaya ilişkindir.
1. Mağdur ve hakkında mağduru kasten öldürmeye teşebbüs suçundan beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ... Ş. arasında önceye dayalı alacak verecek meselesinden dolayı husumet bulunduğu, olay günü sanık ve Uğur'un bu konuyu mağdurla konuşma için buluşmaya karar verdikleri, olay yerine sanığın kendi arkadaşları ile, Uğur'un da kendi arkadaşları ile geldiği, bir araya gelen tarafların konuşmaya başladıkları, bu sırada mağdurun yanında taşıdığı ve ele geçirilemeyen silahı Uğur'un olduğu tarafa doğrulttuğu, olay yerine Uğur ile gelen sanığın da yanında getirdiği pompalı tüfeği mağdura doğrulttuğu, olay yerinde bulunan diğer şahısların silahların indirilmesi konusunda mağdura ve sanığa telkinde bulunduğu sırada mağdurun bir el ateş ettiği, sanığın da tüfek ile önce bir el mağdurun bacaklarına sonra da yüz kısmına doğru ateş ettiği, yüzüne birçok saçma isabet eden mağdurda meydana gelen yaralanmaların yaşamını tehlikeye soktuğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu ve kırığın yaşamsal işlevlerine etkisinin (4) derece olduğu kabul edilmiştir.
2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, olayda kullanılan silahın öldürmeye elverişli oluşu, hedef alınan vücut bölgesi, ilk önce mağdurun ayak bölgesine ateş eden sanığın tekrar mağdurun yüz kısmına ateş etmesi, Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığının 07.12.2017 tarihli raporuna göre oluşan yaralanmanın mağdurda yemek borusu delinmesine ve frontal sinüs kırığına sebep olması, mağdurun göğüs ve yüz kısmına çok sayıda saçma tanesi isabet etmesi ve yaralanmanın hayati tehlike oluşturması hususları dikkate alındığında sanığın kastının öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, olay öncesinde ve esnasında mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, somut olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/1662 Esas, 2021/200 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz
incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin 1. fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.