KABAHAT: 7258 sayılı Kanun'a muhalefet
Kabahatli hakkında, 7258 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 28.700,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Çankırı Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/1097 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Kırıkkale Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.03.2021 tarihli ve 2021/969 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2022 tarihli ve KYB - 2022/25760 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2022 tarihli ve KYB - 2022/25760 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Uşak Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 2020043013572592028 sayılı EBSY yazısında Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2019/2927 sayılı soruşturma kapsamında şüpheli olarak bulunan ... isimli şahsa para gönderen ve alan şahısların bu paraları hangi amaçla gönderdikleri sorularak, yasal geçerlilikleri olan belge ibraz edilememesi halinde 7258 sayılı Kanun uyarınca gerekli idari işlemlerin uygulanmasının istenmesi üzerine, ... isimli şahsa para yatırdığı tespit edilen kabahatli ile siber şube görevlilerinin yapmış oldukları görüşmede, kabahatlinin geçmişte yasa dışı bahis sitesinden bahis oynadığını ve birkaç kez eşi olan ...'nün hesabından da bahis oynama amaçlı para yatırdığını beyan etmesi üzerine, hesap hareketlerinin kontrol edilmesi sonucu ... isimli kişinin de şüpheli ...'a para yatırdığının tespiti edildiği ve bu duruma ilişkin düzenlenen 04/06/2020 tarihli tutanağa dayanılarak 7258 sayılı Kanun’un 5/d maddesine muhalefet edildiğinden bahisle kabahatli hakkında idari yaptırım uygulandığı, bu yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun ise idari yaptırım kararının hukuka uygun olduğundan bahisle reddine karar verilmesini müteakiben, söz konusu karara yönelik itirazın da reddine karar verildiği anlaşılmış ise de;
1- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesinde yer alan "İdari yaptırım kararına ilişkin tutanakta;
a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi,
b) İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili,
c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller,
d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği,
Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır." hükmünün yer aldığı, somut olayda, 26/06/2020 tarihli idari para cezası karar tutanağı incelendiğinde; 7258 sayılı Kanunun 5/d maddesine muhalefet edildiği ve bu madde uyarınca idari para cezası tesis edildiği belirtilmekle yetinildiği ancak 5326 sayılı Kanun'un 25. maddesinde yer alan idari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiilinin ve bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün delillerin açıkça ve denetime esas bir şekilde belirtilmediği anlaşılmakla, benzer olay nedeniyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10/07/2019 tarihli ve 2018/6852 esas, 2019/10768 karar sayılı ilamında değinildiği üzere, itiraza konu idari para cezası karar tutanağının, idari para cezasını gerektirecek kabahat fiilini ve bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün delillerin açıkça içermemesi karşısında, başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2- Kabahatli vekilinin 12/08/2020 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkilinin yasa dışı bahis oynamadığını beyan etmesi ve kabahatlinin ifadesine hiç bir aşamada başvurulmamış olması karşısında, kabahatlinin olaya ilişkin ifadesi alınıp, şüpheli ... hakkında yürütüldüğü anlaşılan Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 2019//2927 sayılı soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak, varsa adı geçen şüpheli şahıs hakkında düzenlenen Masak raporunun ve/veya soruşturma dosyasının bir bütün halinde temin edilerek gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılıp, muterizin yasa dışı bahis oynamak amacıyla para transferi yapıp yapmadığının tespit edilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde başvurunun reddine karar verilmesinde,
3-Kabule göre de;
7258 sayılı Kanun'un 5. maddesinin d bendinde; "Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynayanlar mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki ve 5326 sayılı Kanun'un 28/9. maddesinde yer alan " İdarî para cezasının alt ve üst sınırının kanunda gösterildiği kabahatler dolayısıyla verilmiş idarî para cezasına karşı başvuruda bulunulması halinde, mahkeme idarî para cezasının miktarında değişiklik yaparak da başvurunun kabulüne karar verebilir." şeklindeki düzenlemeler uyarınca ceza miktarında değişiklik yapmak suretiyle başvurunun kabulüne karar
verilebileceğinin düzenlendiği nazara alındığında, söz konusu eylem nedeniyle verilen idari para cezalarında her yıl yeniden değerleme oranına göre idari para cezalarının alt ve üst hadlerinin belirlendiği de dikkate alınarak, kabahate konu eylemin niteliği ve orantılılık ilkesi nazara alınarak cezanın alt sınırdan uygulanması gerektiği gözetilerek, yukarıdaki düzenleme uyarınca Sulh Ceza Hakimliği tarafından idari para cezasının miktarında değişiklik yapılmak suretiyle başvurunun kabulüne karar verilmesi gerekirken, gerekçe dahi gösterilmeden üst hadden ceza belirlenmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstem Yönünden;
Dosya kapsamına göre, kabahatli hakkında uygulanan idari para cezasına dayanak tutanak ve hesap dökümlerinin dosya içerisinde bulunduğu, idari para cezası karar tutanağının da 5326 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinde sayılı unsurları içerdiği anlaşıldığından bu yöne temas eden kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.
B. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) ve (3) Numaralı İstemler Yönünden;
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309-310 uncu maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır.
Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.
Kanun yararına bozma, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir.
Delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konularda Kanun Yararına Bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı gerek Ceza Genel Kurulu gerekse daire kararlarıyla kabul edilmiştir.
Bu itibarla delillerin takdiri ile kabahatin oluştuğuna ve kabahatliye uygulanan idari para cezasının miktarına dair mahkemenin kabul ve takdirine yönelik kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.