5237 sayılı TCK' nın 89/1, 22/3,89/2-b. maddeleri uyarınca mahkumiyet,

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
02.09.2005 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına 09.05.2003 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş olup iddianame içeriğinde mağdurlar ... ve ...'ın olay nedeniyle yaralandıkları belirtildiğinden davanın görülmesi ve delillerin değerlendirilmesinin Asliye Ceza Mahkemesinde yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

1-Olayda ... ve ...'ın yaralandıklarının anlaşılması karşısından sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK' nın 89/4 maddesinde yazılı suçu oluşturduğu, sanığın hukuki durumunun buna göre tayin takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Tayin edilen temel hapis cezasına 5237 sayılı TCK' nın 22/3 maddesi uyarınca artırım yapılırken gerekçe gösterilmeden artırımda 1/3 oranındaki alt sınırdan uzaklaşılarak ½ oranında artırım yapılması,

3-Kabüle göre de;
5237 sayılı TCK' nın 89/2-b maddesinin anılan kanunun 22/3 maddesinden sonra uygulanmasına rağmen temel ceza üzerinden artırım yapılması nedeniyle eksik ceza tayini,

4-Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında; suçun niteliği ve hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 12.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.