İdari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

2- Katılan Türkiye Taş Kömürü Kurumu vekilinin temyiz isteminin hırsızlık suçundan karar verilmemesine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda; sanığın kömür çıkarttığının tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında, eyleminin 5995 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin değiştirilmeden önceki hâli ile TCK’nın 141/1,35 maddelerine uyan basit hırsızlığa teşebbüs suçunu oluşturduğu; 5995 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda, izinsiz olarak kömür ocağı açıp kömür çıkarılması eyleminin yaptırımının idari yaptırıma dönüştürüldüğü; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 13/1. maddesine göre “Kabahate teşebbüs cezalandırılmaz” hükmü karşısında ve 3213 sayılı Maden Kanununda izinsiz kömür ocağı açılıp kömür çıkarmaya teşebbüs eyleminin cezalandırılacağına dair hükmün de bulunmaması nedeniyle, CMK’nın 223/1-a maddesi gereğince sanık hakkında hırsızlık suçundan dolayı beraat, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/5. maddesi gereğince idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.