B O Z M A Ü Z E R İ N E

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Kısmen kabul

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 56.000 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.624,29 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kararının, davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.02.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 10.452,20 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; mahkemece kısmen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu, davacının kusurlu eylemleri nedeniyle yargılama yapıldığı, hükmedilen tazminatların sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, davacının maddi zararını ispatlayamadığını, faizin hatalı olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğunu, belirtmiştir.

III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/137 Esas, 2014/481 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan 05.11.2012 – 17.12.2013 tarihleri arasında 407 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.03.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.02.2022 tarihli kararıyla;

"...1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/137 Esas, 2014/481 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacı hakkında verilen ve 24.03.2015 tarihinde kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,

2-Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3-Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada davacının tutuklu ve hükümlü olduğu başka suç kayıtlarına da rastlanıldığı dikkate alınarak, gözaltına alındığı gün farklı olay ve soruşturma dosyaları nedeniyle de hakkında tutuklama kararı verilip verilmediği, verilmiş olması halinde bahse konu soruşturma dosyalarının sonuçlarının araştırılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

4-CMK'nın 144/1-a. maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmamakla birlikte, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak, davacının tutuklu kaldığı sürenin başka mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,...

Kabule göre de;

Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’10.452,2’’ TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üzerinde kalacak şekilde ‘’ 10.624,29 ’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, ...."

Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 10.452,20 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın gözltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin tamamının Erzican 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli 2010/13 Esas – 2010/36 Karar sayılı ek kararı ile mahsup edildiği dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 144/1. maddesinin (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminat tayin ve tespiti gerekirken, fazla tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CUMK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.