Esastan ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Tarhana Hazır Yemek Üretim Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, müvekkili şirket aleyhine keşidecisi müvekkil şirket olan, 124.000,00 TL bedelli, 20.09.2016 vadeli çeke ilişkin olarak icra takibi başlattığını, çek ile ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan bir soruşturma dosyası olduğunu, davaya konu çek ile ilgili müvekkili şirketin dolandırıldığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Tarhana Hazır Yemek Üretim ... Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemelerinin 10.12.2020 tarihli celse ara kararı ile 08.08.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre 500.000,00 TL altındaki dava değerinin basit yargılamaya tabi olduğu, işbu dava değerinin 500.000,00 TL altında olduğu anlaşılmakla; davanın basit yargılamaya göre devam etmesine karar verildiği, davanın basit yargılama usulüne tabi olarak devamına dair duruşma zaptının duruşmada hazır bulunmayan taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafından 11.03.2020 tarihli celsenin mazeretsiz olarak takip edilmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesine istinaden dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından ibraz edilen yenileme dilekçesi ile yenileme tensip zaptı ile duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 06.07.2021 tarihli celsenin mazeretsiz olarak 2. kez takip edilmediği, davanın basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle davanın 2. kez işlemden kaldırılması nedeni ile davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 06.07.2021 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına

karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece yargılama usulünün değiştirildiğine dair kararın müvekkili ya da müvekkili şirketin o dönem görevde olan vekiline tebliği sağlanmaksızın hatalı hukuki dayanak ile dosya kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi diğer yandan ön inceleme celsesi görülmeden dosya kapsamında esasa dair iş ve işlemlerin yapılmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın değeri 124.000,00 TL olup davanın açıldığı dönemde yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince davanın müddeabihi hatalı şekilde tespit edilerek davanın ikame edildiği dönemde basit yargılamaya tabi olduğu hatalı tespitine varıldığını, Yerel Mahkemece yargılama usulünün değiştirildiğine dair kararın müvekkili ya da müvekkili şirketin o dönem görevde olan vekiline tebliği sağlanmaksızın hatalı hukuki dayanak ile dosya kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi diğer yandan ön inceleme celsesi görülmeden dosya kapsamında esasa dair iş ve işlemlerin yapılmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince 10.12.2022 tarihli celsede ''28/07/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7251 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre 500.000,00 TL altındaki dava değerinin basit yargılamaya tabi olduğu, işbu dava değerinin ise 500.000,00 TL altında olduğu'' gerekçesiyle davanın basit yargılamaya göre devam edilmesine karar verildiği, 06.07.2021 tarihli celsede mazeretsiz olarak 2 nci kez takip edilmediği ve dolayısıyla basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle 2 nci kez işlemden de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davanın açıldığı tarih itibariyle dava yazılı yargılama usulüne tabi olup dava tarihindeki usul kurallarına göre yargılayamaya devam edilmesi gerekirken Mahkemece yargılama sırasında davanın basit yargılamaya göre devam edilmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.