İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesinde yapılan çalışma sonucunda uzun yıllardır davacı zilyetliğinde olan taşınmazların bir kısmının 2/B arazisi olarak tescil edildiğini, dava dilekçesine ekli krokilerde Alan-1 958,23 m2 ile Alan-2 960,75 m2 olan gösterilen bölümlerin orman vasfını kaybetmiş olduğunu, ve 2/B şartlarını taşımasına rağmen orman sınırı dışına çıkartılmadığını, bu taşınmazlar üzerinde davacıya ait ev ve bahçenin bulunduğu iddialarıyla yapılan tespitin iptal edilmesi gerektiğini, taşınmazların orman vasfını kaybettiğini ve 6831 sayılı Orman Kanun’un 2/B maddesi şartlarını taşıdığının tespiti ile 2/B arazisi olarak Hazine adına tescilini, taşınmazlar üzerinde yer alan ve davacı tarafından zilyet edilen alanların ve muhdesatların tespiti ile beyanlar hanesine davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun)
ile değişik 2/B maddesi kapsamında yapılan çalışmada dava konusu taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılmasına yönelik davacı talebinin hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından, zilyetlik şerhine yönelik talebin ise hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; Hazine adına orman sınırı dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonlarında olduğu, halen orman tahdidi içinde olan yer hakkında Hazine adına orman sınırı dışına çıkarma talepli idareyi zorlayıcı şekilde dava açılamayacağı, kullanım kadastrosu yapılmamış yerde davacı adına kullanım kadastrosu yapılacak şekilde zilyetlik şerhi verilmesinin söz konusu olamayacağı, 3402 sayılı Kanun'un 31/son maddesi uyarınca vekalet ücreti takdirinin kadastro hakiminde olduğu ve somut olayda fahiş miktarda olmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili; usulden ret kararının doğru olmadığı, davanın esastan incelenmesi gerektiği, hükmolunan vekalet ücretinin yerinde olmadığı iddialarıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi