Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tesbiti ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş karar davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;

1-Davalılar dava konusu taşınmazda hissedar olup, davalı idarece tüm tapu malikleri hakkında dava açılmamış olduğu gözetilerek kamulaştırılan ve bedeli tesbit edilen bölümün hisse oranında yol olarak terkinine karar verilmesi gerekirken tamamının Hazine adına tesciline karar verilmesi,

2-Tesbit edilen bedel kamulaştırmaya konu bölümün tam bedeli olup davalıların tapuda 90/112 oranında paya sahip olduğu dikkate alındığında fazla yatırılan 13.854,03 TL'nin idareye iadesi hususunda bir hüküm kurulmamış olması,
Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a) Tescile ilişkin ikinci bendindeki (Tapusunun iptali ile Hazine adına tapuya tesciline) kelimelerinin çıkartılmasına yerine (davalıların hissesi oranında tapusunun iptali ile yol olarak terkinine) kelimelerinin yazılmasına,
b) Bedele ilişkin beşinci bendinin sonuna (Davalılara hisseleri oranında yapılacak ödeme sonunda fazla yatırılan 13.854,03 TL'nin davacı idareye iadesine) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.