HÜKÜM Asıl ve Birl.: Davanın Reddi

l- İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki asıl ve birleşen tapu iptal tescil, ipoteğin fekki davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, davacı ile davalı ... İnş. Nak.ve Petr. Ürün. Tur. Tic. Ltd. Şti. arasında 17.04.2018 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 9/3 maddesine göre davacıya verilecek olan dairelerden bir tanesinin davacının kız kardeşi olan davalı ...'a devredilmesinin kararlaştırıldığı, davacının bu daireyi kardeşi davalı ...'a harici satış sözleşmesi ile sattığını, satış bedelini alamadığı için sözleşmenin 9/3 maddesinden döndüğünü iddia ettiğini, taraflar kardeş olduğundan uyuşmazlık konusu hukuki işlemin ispatına ilişkin tamk dinlendiği, davacı tanığı ...'ün beyanıyla satım sözleşmesi iddiasını ispat ettiği, davalı ...'nın ödeme yapmadığı hususu çekişmesiz olup, davacının taşınmazı sonradan fesih yolu ile ile geçersiz hale getirilen satış sözleşmesi kapsamında kendi adına tescil davasının kabulü gerektiği; birleşen dava bakımından ise davalı yüklenici ipoteğin konmasına ilişkin geçerli bir sözleşme sunmamış olup, davacının taleplerinin sürekli değişmesi sebebiyle işbu davada olduğu gibi davacının kardeşine devrini talep ettiği taşınmaz bakımından farklı bir talepte bulunması halinde kendini teminat altına almak için ipotek kaydını oluşturduğu yönünde tanık yüklenici şirket yetkilisi ...'ın beyanı doğrultusunda, devirden sonra ipoteğin koyulduğu nazara alındığında diğer davalı ile birlikte hareket ettiği, asıl davada davada tapu kaydının dayanak sözleşme ortadan kalktığından iptaline karar verilmekle davalı mülkiyetindeyken konulan ipoteğin de hukuki dayanağı kalmadığından kaldırılması gerekeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

2. İlk derece mahkemesi kararına karşı asıl davada davalı ... vekilince ve birleşen davada davalı yüklenici şirket vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının davalı ... ile aralarındaki satım akdi ilişkisini ispatlayamadığı, davacı ile kardeşi olan davalı arasındaki dava konusu taşınmazın miras malı olduğu iddiasına yönelik ihtilafın dava konusu bağımsız bölümün davalı ...'ya verilmesi noktasında çözüldüğü, davacının dava konusu taşınmazı davalıya değil de kendine verilmesi hususunda davalı yükleniciye ihtarda bulunduğu iddiasının da sabit olmadığı, bu bağlamda dava konusu bağımsız bölümde davacının hak iddia etmesinin mesmu olmadığı, bir an için dava konusu taşınmazın bağış suretiyle davalıya verildiği kabul edilse dahi TBK'nın 295. maddesindeki bağıştan rücu şartlarının da oluşmadığı anlaşılmakla bu gerekçe ile ana ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünceyle davacının tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle asıl davada davalı ... vekilinin ve birleşen davada davalı yüklenici şirket vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

3. Bu karara karşı süresinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacı ile yüklenici arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 9/3 maddesine göre davacıya verilecek olan dairelerden bir tanesinin davacının kız kardeşi olan davalı ...'a devredilmesinin kararlaştırıldığı, davacının dava konusu taşınmazı davalıya değil de kendine verilmesi hususunda davalı yükleniciye ihtarda bulunduğu iddiasının da sabit olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararına ilişkin asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine kararın bir örneğinin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.