HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2012/485 Esas, 2016/199 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli

ve 2020/5062 Esas, 2021/2216 Karar sayılı bozma ilamı üzerine verilen İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarih, 2021/145 Esas, 2022/28 Karar sayılı kararıyla; sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,29,53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık ... ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; suçun sabit olmadığına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine, suç vasfına, sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun sabit olmadığına, suç vasfına, sanık ... ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; suçun sabit olmadığına, suç vasfına, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun sabit olmadığına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine, suç vasfına, teşebbüsün derecesine, sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; suçun sabit olmadığına, eksik incelemeye, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine, suç vasfına, sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; suçun sabit olmadığına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine, suç vasfına, sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; suçun sabit olmadığına ilişkindir.

1. Temyiz incelemesi dışı ... ile ...'nın daha önceden ... (...) ve sanık ...'ın yanında işçi olarak çalıştıkları ancak işten ayrıldıktan sonra alacaklarının kaldığı bunun üzerine ...'nın telefonla ...'ı arayarak ... ve ...'nın kalan alacaklarını istediği; ...'ın borçlarının kalmadığını söylemesi üzerine telefonda tartışarak yüz yüze görüşmek için anlaştıkları, bunun üzerine mağdur ... ile birlikte ..., ..., ..., ... ve ...'nın, ...'ın iş yerinin bulunduğu adrese gittikleri, bu esnada karşı yanda ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın olduğu grup arasında alacak verecek meselesi nedeniyle sopalarla karşılıklı kavga başladığı, meydana gelen sopalı kavga olayında; mağdur ...'nın başına aldığı darbelerle adli muayene raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek şekilde ve vücudunda ağır (4) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve irade birliği içerisinde birlikte hareket etmek suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, ilk haksız hareketin hangi yandan geldiği tespit edilemediğinden belirlenen tahrik indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin
Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Suç vasfı yönünden;
Dosya içeriğine göre; tüm sanıkların birbirlerine karşılıklı olarak rast gele darbeler vurması, sanıkların kavganın hareketli ortamında hedef gözetme imkanlarının bulunduğuna ilişkin yeterli delil olmaması, mağdur ile aralarında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumetinin bulunmaması, bölge seçilmeksizin rastgele vurmalar sonucu temyiz dışı diğer yaralı mağdurlara karşı işlenen ilgili suçun "kasten yaralama" olarak nitelendirilmesi birlikte değerlendirilerek eylemin kasten yaralama olarak vasıflandırılması ve yaralama suçundan makul bir ceza belirlenmesi gerekirken sanıkların kastının bölünerek mağdur ...'a sanıkların öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile kasten öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Kabul ve uygulamaya göre;
Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması sırasında; müebbet hapis cezası yerine 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü halde; kanunda yeri bulunmayan şekilde sanıkların "16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına" karar verilerek fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde yer alan (3) ve (4) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarih, 2021/145 Esas, 2022/28 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar Burhan, Mehmet ve İslam ile sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri "suç vasfının hatalı tayini ve kabule göre fazla ceza tayin edilmesi" nedeniyle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.