HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan ... vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği kanunen reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2018/655 Esas, 2019/543 Karar sayılı kararı ile;

a. Sanıklar Muzaffer, Hasan ve Onur haklarında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,29/1, 62/1,53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,

b. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 35/2,29/1, 31/3,62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.01.2021 tarihli ve 2020/131 Esas, 2021/173 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;

a. Sanıklar Muzaffer, Hasan ve Onur haklarında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2,29/1, 62/1,53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,

b. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 35/2,29/1, 31/3,62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, teşebbüsün derecesine, sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkındaki suçun sabit olmadığına, eksik incelemeye, suç vasfına, teşebbüsün derecesine, sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkındaki suçun sabit olmadığına, eksik incelemeye, suç vasfına, teşebbüsün derecesine, sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkındaki suçun sabit olmadığına, eksik incelemeye, suç vasfına, teşebbüsün derecesine, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuk hakkındaki suçun sabit olmadığına, eksik incelemeye, suç vasfına, teşebbüsün derecesine, haksız tahrikin derecesine ilişkindir.

1. Katılan ve ailesinin Balıkesir İli Harmanlı Köyü'nden sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun ise Salmanlı Köyü'nden oldukları, suç tarihinde "Merve" isimli şahsın düğününün olduğu, bu düğünden birkaç ay önce de Harmanlı Köyü'nde nişan merasiminin yapıldığı, katılan ... tarafından Harmanlı Köyü'ndeki bu merasime Salmanlı Köyü'nün gençlerinin katılmaması yönünde köy gençlerine haber salındığı, ancak buna rağmen sanıklardan Muzaffer ve arkadaşlarının bu merasime katıldıkları ve merasim sırasında Muzaffer ve arkadaşlarının kalkıp oynamaya da başladıkları, Uğur ve arkadaşlarının ise bu durumu kabullenemeyerek müziği kapattırdıkları, burada Muzaffer ve diğer köy gençleriyle de

tartışma yaşandığı, aradan bir yıla yakın süre geçtikten sonra düğün zamanı geldiğinde bu kez de Salmanlı Köyü'nün gençlerinin Harmanlı Köyü'ndeki gençlerin düğüne gelmesini istemedikleri, ancak Uğur ve babası Salih ile bir kısım gençlerin bu düğüne iştirak ettikleri, düğün sırasında gençlerin alkol almasından sonra Harmanlı Köyü'nden İsmail ile sanık ... arasında bir tartışma ve kavga çıktığı, kavganın aralanmasından sonra Uğur'un babası Salih'in durumdan rahatsız olarak oğlu ve diğer köylülerle düğün yerinden ayrıldıkları sırada, sanık ...'in diğer sanıklar Hasan, Onur ve suça sürüklenen Serdar'ın birlikte şahısların önünü keserek Harmanlı Köylü'lerine karşı sinkaflı sözlerle küfür ettiği, Uğur'un karşılık vermesi üzerine sanık ...'in Uğur' a ilk başta yumrukla vurduğu, akabinde yanındaki bıçağı Uğur'un göğüs bölgesine sapladığı, Uğur'un sendelemeye başlaması üzerine diğer sanıklar Hasan, Onur ve suça sürüklenen Serdar'ın da ellerindeki bıçaklarla Uğur'u bıçakladıkları, katılan ...'un, babasının kavgayı araladığı ve oğlunu sanıkların elinden kurtardığı, olay sonrası hastaneye kaldırılan katılanın kati raporuna göre dokuz farklı yerinden bıçaklanmak suretiyle hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Oluşa ve mağdurdaki yaraların yerlerine, mağdurda vücudundaki harabiyete ve tehlikenin ağırlığına göre; sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca teşebbüsün derecesi isabetli olarak belirlendiğinden, teşebbüs nedeniyle makul oranda ceza tayini gerektiğini bildiren tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik araştırmanın bulunmadığı hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından fikir ve irade birliği içerisinde birlikte gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin net olarak tespit edilememesi nedeniyle sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, sanıklar Hasan ve Onur, sanıklar Hasan, Onur ve Muzaffer müdafileri, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.01.2021 tarihli ve 2020/131 Esas, 2021/173 Karar sayılı kararında sanıklar Hasan ve Onur, sanıklar Hasan, Onur ve Muzaffer müdafileri, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.