Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 1/5 oranında paydaşı olduğu 2 ada 22 parsel sayılı taşınmazdaki payını oğlu olan davalının "...'da kredi kullanacağı, adına kayıtlı tapu olması gerektiği, kredi temin ettikten sonra tapuyu iade edeceği" telkini üzerine ailesine danışarak eşit paylarla davalı ve dava dışı kızı...'e 24.10.2008 tarihinde satış suretiyle temlik ettiğini, davalının baskı kurarak ...'in payının devrini de 25.11.2008 tarihli satış suretiyle sağladığını, devirlerin bedelsiz olduğunu, davalının taşınmazı iade etmediği gibi taşınmazı boşaltması için ihtar gönderip .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/231 Esasına kayıtlı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli dava açtığını ileri sürerek tapu iptali ile adına tesciline olmazsa tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, satışların gerçek olduğunu, ayrıca davacının ... ve...'ye olan 30.000,00.-TL borcunu ödeyerek taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını sağladığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 5.2.1947 tarih 20/6 Sayılı İnançları Birleştirme kararı uyarınca inançlı işlem iddiasının yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı ile kanıtlanamadığı gibi davacının kesin süre içerisinde yemin teklifinde de bulunmadığı iddianın ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ...'ün raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi, Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı iddia bakımından 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davacının iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı ve açıkça yemin deliline de dayanmadığı; hile hukuksal nedenine dayalı iddia bakımından ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 39. maddesi hükmündeki 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gözetilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik olmadığına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 0.90.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.