Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mihalıççık Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 tarihli ve 2014/24 esas, 2016/57 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223'üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıkların suç işleme kastıyla hareket ettiklerine, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık ... yönünden sorgusunun yapıldığı 20.06.2014 tarihi, sanık ... yönünden ise sorgusunun yapıldığı 04.01.2016 tarihi olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mihalıççık Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 tarihli ve 2014/24 esas, 2016/57 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321'inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322'nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223'üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2024 tarihinde karar verildi.