Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/93 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği;
1. Resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına,
2. Samimi ikrarı karşısında fazla ceza tayin edildiğine,
3. Lehe hükümlerin uygulanması talebine,
İlişkindir.
1. Başka bir suçtan araması bulunan sanığın, olay günü emniyet güçlerini görüp kaçmaya çalışırken yakalandığı, yapılan kaba üst aramasında başkasına ait olup üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sürücü belgesinin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık eylemini ikrar etmiştir.
3. Jandarma Genel Komutanlığı Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından tanzim olunan, 08.01.2016 tarihli; "İnceleme konusu ... AO 161909 seri nolu B sınıfı sürücü belgesi üzerinde bulunan orijinal fotoğrafın kesilip çıkartılarak yerine mevcut fotoğrafın yapıştırıldığı ve daha sonra yapılan tahrifatı gizlemek amacıyla belge üzerine lamine kaplama yapılması suretiyle tahrifat yapıldığı, sürücü belgesinin sahteliğinin dikkat çekmeyecek nitelikte olduğu, ilk bakışta teknik cihaz kullanmadan bakmak suretiyle anlaşılamayacağı, mevcut hâliyle aldatma kabiliyetine haiz olduğu " görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
4. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
1. Sanığın ikrarı, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Uzmanlık Raporu, sanığın adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı karşısında yargılama konusu suçun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, netice ceza miktarı ve sanık hakkında tekerrüre esas ilâma konu 4 yıl hapis cezası ile mahkûmiyet hükmü karşısında yasal koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi, 51 inci maddesi gereği cezanın ertelenmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/93 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2024 tarihinde karar verildi.