İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2018 tarihli ve 2017/390 Esas, 2018/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, 6 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.05.2019 tarihli ve 2018/1140 Esas, 2019/821 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suça konu sahte paraların iğfal kabiliyetinin bulunmaması nedeniyle suçun maddi unsurunun oluşmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin orantılılık ilkesine aykırı olduğuna ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına ilişkindir.
1. Dava konusu olay; sanığın kiralık araçla geldiği ilçede sahte 100,00 TL'lik banknotlarla farklı iş yerlerinden alışveriş yapmak suretiyle atılı parada sahtecilik suçunu işlediğine ilişkindir.
2. Sanık atılı suçu işlediğini kabul etmiştir.
3. Şikayetçi ve katılanlar, sanığı soruşturma aşamasında teşhis etmiştir.
4. ... İzmir Şubesi inceleme ve değerlendirme raporuna göre 2 adet 100,00 TL banknotun sahte ve aldatma kabiliyetinin olduğu tespit edilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, sanığın dört ayrı iş yerinde sahte 100,00 TL'ler ile alışveriş yapmaya çalıştığı, ancak iki iş yerinde verdiği paraların ele geçirilerek sahteliğinin tespit edilmesi ile bu 2 adet 100,00 TL yönünden parada sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, bir bütünün parçaları olan sahte paraları aynı gün zarfı içerisinde iki kere tedavüle koymuş olması ve eylemlerin çeşitliliği nazara alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmuş, sanığın sabıka kaydının tetkikinde, parada sahtecilik suçundan çok sayıda kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunduğu, sanığın suça eğilimli kişiliği dikkate alınarak sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun Esastan Reddine karar vermiştir.
1. Dosya kapsamında yer alan, olay tutanağı, sanığın ikrarı, tanık anlatımları, Merkez Bankasının paraların sahteliğine ilişkin raporu birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sanığın adli sicil kaydı ve suça meyilli kişiliği dikkate alınarak, Mahkemece yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verildiği, anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, sahte paraları aynı gün zarfı içerisinde iki kere tedavüle koymuş olması ve eylemlerin çeşitliliği nazara alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmuş olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.05.2019 tarihli ve 2018/1140 Esas, 2019/821 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.