EK KARAR SAYISI: 2018/2677 E., 2019/915 K.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 01.11.2019 tarihli ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı yasanın 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 5 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suç eşyalarının müsaderesi ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli kararının sanık ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli kararını sanığın temyiz etmesi üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 01.11.2019 tarihli ek kararı ile sanığın temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “Temyiz edilemeyecek bir hüküm niteliğinde bulunduğundan reddine” karar verilmiş ve bu karar da sanık tarafından temyiz edilmiştir.
Sanığın temyiz istemi; lehe hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına ilişkindir.
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 01.11.2019 tarihli ve 2018/2677 Esas, 2019/915 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.