SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2012 tarihli ve 2012/46 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararı ile;
1.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri uyarınca verilen 5 ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına,
2.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri uyarınca verilen 10 ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri uyarınca verilen 25 gün hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
B.Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle Bünyan Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.
Sanığın temyiz isteği, beraat etmesi ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
Sanığın alkollü olarak araç kullandığını tespit eden görevli jandarma personeli olan mağdura yönelik ölümle tehdit ettiği ve hakaret ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin düzenlenen tutanak içeriği, mağdur ve tanık beyanları, Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun' a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasanın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a-3) bendi kapsamına giren trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden; Anayasanın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
C. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın alkollü olduğunu ve ne dediğini hatırlamadığını savunması, 12.03.2012 tarihli tutanak içeriği, mağdur A.T.' nin aşamalarda ve tanık Y.Ç.'nin Mahkeme huzurundaki ifadesinde hakaret edildiğine ilişkin bir beyanlarının bulunmaması karşısında; mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B ve C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme'nin kararına yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2024 tarihinde karar verildi.