Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin T.C. ...'nın asıl işveren olduğu ... Hastanesinde 31/02/2003 tarihinde hizmet akdi ile 31/12/2010 tarihine kadar alt işverenlere bağlı olarak aralıksız şekilde aşçı olarak haftada altı gün çalıştığını, aylık 1.350,00 TL maaş aldığını, ayrıca yol ücreti ve yemek verildiğini, 31/12/2010 tarİhİnde haksız olarak işten çıkarıldığını, çalışma saatlerinin hafta içi 07: 00-17: 00, cumartesi günleri ise 07: 00-18: 00 saatleri arasında olduğunu, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, resmi tatil ve dini bayramlarda çalışmasına rağmen ücretinin ödenmediğini, yıllık izinlerini ilk beş yıl, 1 hafta, sonrasında ise 14 gün olarak kullandığını, geri kalan yıllık izinlerini kullanamadığını, iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti, genel tatil ücretinin, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve husumet itirazlarında bulunarak davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, kurumun yemek hizmeti sunan firmalardan kamu ihale mevzuatı gereğince hizmet satın aldığını, davacının yüklenici firmalara bağlı olarak çalıştığını, müvekkil idarenin işveren sıfatı taşımadığını teknik şartnameye göre işçilerin her türlü hukuki haklarının yüklenici firma tarafından karşılanacağının belirtildiğini, haksız fesih gerçeği yansıtmadığından ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, bir çalışanın tüm çalışma süresince fazla mesai yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, genel tatil alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının son ücreti uyuşmazlık konusudur. Davacı net 1.350,00 TL ücret aldığını iddia etmekte davalı ise fesih tarihindeki asgari ücretin yaklaşık %40 fazlasına denk gelen ve kayıtlardaki ücret olan net 737,57 TL olduğunu savunmaktadır. Fesih tarihi olan 31.12.2010 tarihi, davacının yaptığı iş, davalı kurumun resmi kurum olması karşısında tek bir davacı tanığının davacının iddiasını doğrulaması ispat için yeterli değildir. Açıklanan nedenle davacının son ücretinin net 737,57 TL yerine net 1.350,00 TL kabulü hatalıdır.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut olayda, davacıya bazı aylar için imzalı bordrolar ile fazla mesai tahakkuk ettirilip ödendiği anlaşılmaktadır. Fazla mesai alacağının bilirkişi raporunun tahakkuk bulunan ayların fazla mesai hesabında dışlandığı seçeneğe göre hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 13/11/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.