İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2018 tarihli iddianamesiyle sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2018 tarihli kararıyla sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
3. Kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 16.06.2020 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 215 inci maddesinde düzenlenen suçu ve suçluyu övme suçunu oluşturduğuna ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay; sanığın "..." isimli sosyal paylaşım sitesinde 18.07.2016 tarihinde "Bak sana ne diycem iki metrelik bayrak sopasıyla tankı durdurduğunu sanan dallama,eğer gerçek darbe olsaydı o tankın namlusunu g*tüne sokarlardı.Annadın mı?Bil istedim'' şeklinde görsel paylaşımda bulunmak suretiyle üzerine atılı halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık aşamalardaki ifadelerinde suç işleme amacının olmadığını, darbe girişimini desteklemediğini beyan etmiştir.
3. 05.12.2016 tarihli inceleme raporuna göre; sanığın sosyal paylaşım sitesindeki hesabı suç tarihinde herkese açıktır.
4. Mahkemesince sanığın eylemi nedeniyle açık ve yakın tehlike oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin birinci fıkrası "Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Tüm dosya kapsamındaki delillerin incelenmesinde; sanığın paylaşımı nedeniyle toplumsal hareketlilik, kin ve nefret duygusuyla meydana gelen açık ve yakın tehlike oluştuğuna dair delil ya da iddia bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
5237 sayılı Kanun'un 215 inci maddesinde düzenlenen suçu ve suçluyu övme suçunun oluşabilmesi için de sanığın eylemi nedeniyle açık ve yakın tehlikenin oluşması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 16.06.2020 tarihli kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.