Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücret alacağı, ulusal ... genel tatil ücret alacağı, hafta tatil ücret alacağı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete ait ... ... ... Hotel’de 2006 Yılı Temmuz ayında genel müdür olarak çalışmaya başladığını, işten haksız olarak çıkartıldığı 01/02/2010 tarihine kadar fiilen ve kesintisiz olarak çalıştığını, son aylık net ücretinin 5.000,00 TL olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ulusal ... ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının henüz otel inşaat halinde iken ve faaliyete geçmemişken 10/12/2006 tarihinde genel müdür sıfatı ile müvekkilinin işyerinde çalışmaya başladığını, yönetici konumunda bulunan davacının çalışma düzenini kendisinin belirlediğini, aldığı maaşın yüksek olması sebebiyle bu ücretin hafta tatili ve ulusal ... ve genel tatil çalışmalarına ilişkin zamlı ücretleri de içerdiğini, davacının 25/01/2010-01/02/2010 tarihleri arasında altı gün mazeretsiz olarak işe gelmediğini, davacının bu şekilde ... sözleşmesini kendisinin feshettiğini, bu primler ve davacıya ödenen avanslar sebebiyle davalı işverenin davacıdan alacaklı olduğunu, 2010 yılı Ocak ayı ücreti hariç davacının çalıştığı diğer dönemlere ait ücretlerin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işverenin ... sözleşmesini haklı bir neden yokken feshettiği, davacı işçinin genel müdür olması nedeniyle mesaisini kendisinin belirlediği ve fazla çalışma ücreti alacağı olamayacağı, hafta tatili çalışmasını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı şirketin nev’inin dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre anonim şirket olmasına rağmen gerekçeli kararda limited şirket olarak yazılıp sonuç olarak davalının unvanının yanlış belirtilmesi mahallinde düzeltilebilecek bir hata olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık davacının ulusal ... ve genel tatil çalışması olup olmadığı, varsa bunların ücretlerinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı ... Kanununun 47’nci maddesinde, kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal ... ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan ... ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir. Ulusal ... ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinlettikleri tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazı kaydının bulunması halinde, ulusal ... ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal ... ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.
Somut olayda; davacı ulusal ... ve genel tatil çalışmasını tanık beyanıyla ispatlamış olup beyanı hesaplamaya esas alınan tanığın davacının sadece kendi çalıştığı dönemdeki çalışmaları konusunda doğrudan bilgi sahibi olabileceği göz ardı edilerek söz konusu tanığın beyanına göre davacının tüm çalışma süresi üzerinden ulusal ... ve genel tatil ücreti hesaplanması hatalıdır.
Diğer taraftan dosyaya davalı işverence ibraz edilen bir kısım ücret hesap pusulalarında ulusal ... ve genel tatil çalışmaları ücretleri tahakkuku gözükmektedir. Davalı tarafından ulusal ... ve genel tatili ücretlerinin ödenmesine ilişkin banka kayıtlarının celbi talep edilmiş ise de, mahkemece bu talebin reddedildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından davalıya delillerini bildirmesi için kesin süre verilmediği de dikkate alınarak ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin ödendiğine dair banka kayıtlarının getirtilerek davacının ulusal ... ve genel tatil ücreti talebi hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm oluşturulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.