Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 04/02/2003-08/11/2010 tarihleri arasında boyahane bölümünde kontrolcü olarak çalıştığını, müvekkilinin 08/11/2010 tarihinde işyerine gittiğinde güvenlik tarafından içeriye alınmadığını, bu şekilde ... sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, sosyal yardım olarak işveren tarafından yemek ve servis hizmeti verildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette çalıştığını, son dönemde yaşanan ekonomik kriz sebebi ile müvekkili şirkette üretim miktarlarının ciddi şekilde düştüğünü, bunun sonucu olarak ... ... Kurumu’nca onaylanan kısa çalışma düzenlemelerine tabi şekilde çalışma sürecine geçildiğini, üretimin olmadığı dönemlerde ve kapatılan bölümlerde çalışan işçilerin işyerinde bulundurulmaları ve ... verilmeden tutulmalarının düşünülemeyeceğini, bu çerçevede davacının 08/11/2010 günü çalışılmayan bir bölüm için işyerine alınmasının ve boş boş oturtulmasının düşünülemeyeceğini, davacıya 08/11/2010 tarihinde işyerinde bu bölümde yapılacak ... olmadığı için işyerinde boşuna beklememesi ve kendisini çalışacağı grubun çarşamba ve perşembe günleri gelerek üretime devam edeceği yönünde beyanda bulunulduğunu, davacının bu beyanı ... akdinin fesih beyan olarak değerlendirdiğini, ayrıca bekçinin ... akdinin fesih yetkisinin bulunmadığını, kısa çalışma ödeneği talebi ve bu talebin kabulüne rağmen davacının ücretinde yapılmış bir kesinti bulunmadığını, davacının ... sözleşmesinin 22/10/2010 tarihinde ve devamsızlığa bağlı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin ... sözleşmesini haklı bir neden yokken feshettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık davacının ... sözleşmesinin kim tarafından ne şekilde sona erdirildiği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle kısa çalışma uygulamasının açıklanması zorunludur. Kısa çalışma; genel ekonomik kriz, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı nedenlere bağlı olarak işyerindeki haftalık çalışma süresinin geçici ve önemli ölçüde azaltılması veya işyerindeki çalışmanın yine geçici olarak tamamen ve kısmen durdurulması şeklinde tanımlanabilir. Kısa çalışma düzenlemesi ilk olarak 4857 sayılı ... Kanunu’nun 65. maddesinde yer almış, daha sonra söz konusu madde yürürlükten kaldırılarak kısa çalışma düzenlemesi 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamına dahil edilmiştir. Nihayet kısa çalışmanın düzenlendiği 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 2’inci maddesinde 13/02/2011 tarihinde 6111 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle sektörel ve bölgesel krizler de kısa çalışma uygulamasına başvurulabilecek nedenler arasına katılmıştır.
Kısa çalışmaya ilişkin düzenleme uyarınca işverence işçilere kısa çalışma yaptırılabilmesi için; genel ekonomik kriz, sektörel veya bölgesel kriz ya da zorlayıcı nedenlerin bulunması dışında işverenin ... ... Kurumu’ndan talepte bulunması, Kurum tarafından da talebin uygun görülmesi ile kısa çalışmanın işyerinde ilan edilmesi ve toplu ... sözleşmesi tarafı işçi sendikasına bildirilmesi gereklidir.
Kanun'un aradığı şartları taşıyan kısa çalışma uygulaması bakımından işçinin rızasının bulunması şart değildir. Bununla birlikte kısa çalışma faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması şeklinde ise kısa çalışma kapsamındaki ... sözleşmeleri kısa çalışma süresince en çok üç ay için askıdadır.
Kısa çalışma süresince ve en çok üç ay için ... sözleşmesinin feshi dışındaki işsizlik sigortasından yararlanma şartlarını taşıyan işçilere İşsizlik Sigortası Fonu’ndan kısa çalışma ödeneği ödenir. Ancak bu ödeme, işçinin son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60’ı kadar olup bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesine göre 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemeyeceğinden işçi açısından kısa çalışma sürecinde bir ücret kaybı da mevcuttur.
Diğer taraftan kısa çalışma uygulaması ile işverene, kanunda yer alan belirli koşulların gerçekleşmesi halinde işçilerin rızaları bulunmaksızın çalışma koşullarında geçici olarak değişiklik yapma, kanun ve sözleşme hükümleriyle belirlenen çalışma koşullarını yine geçici bir süre uygulamama imkanı verilmektedir. Buna karşın, uygulamada da görüldüğü üzere çoğu zaman ne kadar süreceği de belli olmayan kısa çalışma uygulaması bakımından ücret kaybı da olmasına rağmen işçiye haklı nedenle fesih hakkının verilmemesi ise menfaatler dengesine ve hakkaniyete uygun düşmez. Bu nedenle 4857 sayılı ... Kanun'u açısından kısa çalışma ödeneğinden yararlanıp yararlanmadığından bağımsız bir ./..

değerlendirme ile işçinin, kısa çalışma uygulamasının kaynağı zorlayıcı nedenler ise 4857 sayılı ... Kanunu’nun 24’üncü maddesinin III numaralı bendi uyarınca, diğer kısa çalışma nedenleri yönünden ise yine aynı maddenin II numaralı bendinin “f” alt bendi uyarınca ... sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceğinin kabulü yerinde olacaktır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Davalının ekonomik kriz gerekçesiyle 07/10/2010 tarihinde ... ... Kurumu’ndan kısa çalışma talebinde bulunduğu, Kurum tarafından yapılan incelemeler neticesinde işyerinde 15/10/2010-14/04/2011 tarihleri arasında kısa çalışma uygulaması yapılmasının uygun görüldüğü, kısa çalışmaya ilişkin gerekli ilanların işyerinde yapıldığı, ilk hafta kısa çalışma uygulamasının da sorunsuz yerine getirildiği görülmektedir.
Davacının ikinci hafta kısa çalışma programında yer aldığı günler dışında davalıya ait işyerine gidip çalışmak istediği, ancak davalı tarafından verilen talimat uyarınca programda belirtilen gün gelmesi gerektiği gerekçesiyle işyerine alınmadığı, bu tarihten sonra da davacının işe gitmediği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere, ... sözleşmesi işçi tarafından feshedilmiş olup fesih sebebi ise temel olarak işyerinde uygulanan kısa çalışmadır. Bu itibarla mahkeme tarafından yapılan feshin işçiden geldiği yönündeki tespit ve buna bağlı olarak ihbar tazminatının reddi kararı yerinde olmakla beraber yukarıda belirtilen esaslar uyarınca davacı işçinin ... sözleşmesini 4857 sayılı ... Kanunu’nun 24/II-f bendi kapsamında haklı nedenle feshettiğinin kabulü ile davacının kıdem tazminatı talebinin hüküm altına alınması gerekirken talebin reddine karar verilmesi ise hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.