Davacı, TİS'in 25. maddesine, göre ilave tediye ödemesinin 6772 sayılı yasanın emrettiği şekilde ve tam olarak yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkili sendikanın davalı işyerinde örgütlü sendika olduğunu, davacı sendika ile davalı ... arasında yapılan Toplu ... Sözleşmesi’nin halen uygulanmaya devam ettiğini, söz konusu Toplu ... Sözleşmesinin “İlave Tediye” başlıklı 25. maddesinde ''Üyelere, 6772 sayılı Kanunda belirtilen usul, esas ve miktarlarda hesaplanmak ve bu Kanuna göre belirlenen tarihlerde ödenmek üzere ilave tediye yapılır.'' denildiğini, 17/04/2012 tarih ve 1550 sayılı yazıları ile ilave tediye ödenmesi yapılmamasının nedenlerinin sorulduğunu davalının 02/05/2012 tarih ve 1 sayılı yazısıyla; 01/07/2010 tarihinden itibaren ilgili mevzuat ve Toplu ... Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde, Bakanlar Kurulu’nun belirlediği tarihlerde ilave tediye ödemesi yapıldığını bildirmekle beraber davalının yaptığı ilave tediye ödemelerinin 5544 sayılı Kanun'un 25. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Başkan, yönetici personel ve diğer personelin ücret, mali ve sosyal hakları, bakanlık genel müdürüne yapılan ödemeleri aşmamak kaydıyla, yönetim kurulu kararı ve genel kurulun onayı ile belirlenir.” hükmüne göre sınırlı bir biçimde yapıldığını, işverence yapılan bu uygulamanın ise “toplu ... sözleşme düzeninin özerkliği” ilkesine de aykırı olduğunu iddia ederek davalı işyerinde işçi statüsünde çalışan ve sendikaları üyesi olan işçilere, Toplu ... Sözleşmesi’nin 25. maddesine göre ilave tediye ödemesinin 6772 sayılı Kanun'un emrettiği şekilde ve tam olarak yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Tensiple davanın reddine karar verildiğinden davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davanın, 6772 sayılı Kanun'a göre sendika üyelerine ilave tediye ödemesinin tam olarak yapılması gerektiğinin tespiti talebi olduğu, bu talebin tespit davasına konu olamayacağı, somut alacak davasının konusu olabileceği, tüm uygulayıcı ve yargı mercilerinin görev ve yetkilisine müdahale oluşturacak tespit kararı verilemeyeceği, davada hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
2822 sayılı Toplu ... Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 60. maddesinde, “Uygulanmakta olan bir toplu ... sözleşmesinin yorumundan ... uyuşmazlıkta sözleşmenin taraflarından her biri 15 inci maddeye göre yetkili ... mahkemesinde yoruma ilişkin bir tespit davası açabilir. Mahkeme en geç iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtay’ın ilgili dairesi, bozma söz konusu olan hallerde işin esasına ilişkin kesin kararını iki ay içinde verir. Kesinleşen yorum kararına uymayan taraf hakkında 80 inci madde hükmü uygulanır. Kişilerin, yorum kararına uyulmamasından ... tazminat hakları saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir.
Karar tarihinden sonra 07/11/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu ... Sözleşmesi Kanunu’nun 53. maddesinin 1. fıkrasında da “Uygulanmakta olan bir toplu ... sözleşmesinin yorumundan ... uyuşmazlıklarda sözleşmenin taraflarınca dava açılabilir. Mahkeme en geç iki ay içinde karar verir. Kararın temyiz edilmesi hâlinde Yargıtay uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.” denilerek söz konusu düzenleme aynen korunmuştur.
Diğer taraftan 5544 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu’nun 25. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Başkan, yönetici personel ve diğer personelin ücret, malî ve sosyal hakları; bakanlık genel müdürüne yapılan ödemeleri aşmamak kaydıyla, Yönetim Kurulunun kararı ve Genel Kurulun onayı ile belirlenir.” düzenlemesi yer alırken Toplu ... Sözleşmesi’nin 25. maddesinde, “'Üyelere, 6772 sayılı kanunda belirtilen usul, esas ve miktarlarda hesaplanmak ve bu Kanuna göre belirlenen tarihlerde ödenmek üzere ilave tediye yapılır” denilmiştir.
Yorum davası, toplu ... hukukuna özgü ve kanunda özel olarak düzenlenmiş bir dava olup niteliği itibariyle bir tespit davası olmakla beraber bu dava açısından hukuki yararın varlığı öncelikli olarak kabul edilmelidir. Bu nedenle mahkemece öncelikle işin esasına girilmeli, hükmün yorumu gerektirip gerektirmediği belirlenerek yorum uyuşmazlığının tespiti ve yorum davasının koşullarının varlığı halinde hükmün yorumu yoluna gidilmelidir. Eğer yorum davasının koşulları oluşmamış veya yorumu gerektirecek bir anlaşmazlık mevcut değilse buna göre karar verilmelidir. Bu esaslara aykırı davranılarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.