Beraat, mahkumiyet
Katılan mağdureler ... ve ...'ın vekillerinin temyiz istekleri yönünden; Mahkemece ifadelerinin alındığı tarihlerde on beş yaşından büyük olan mağdure ... ve ...'ın şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdurelere yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilllerin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteği yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8'inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra 04.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yönünden; sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı
Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/48 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile, tüm sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında mağdure ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanık ... hakkında mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdure ...'e yönelik kişiyi hürriyetini yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında mağdure ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismar suçundan 5271 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci madde uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mağdure ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 37 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hükmün açıklanmasının ayrı ayrı geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca red-onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Katılan Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi
Yetersiz gerekçe ve oluşa uymayan beyanlara itibar edilerek verilen beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi
Suçların sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğinin sabit olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığına, şartlar oluşmadığı halde takdiri indirim uygulandığına ilişkindir.
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın kastının bulunmadığına, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan beraat kararı verilirken kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan artırım yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
E. Sanık ...'in Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
F. Sanık ...'in Temyiz İstemi
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
G. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
A. Katılan Mağdureler ... ve ...'in Vekillerinin Temyiz İstemi Yönünden
Mahkemece ifadelerinin alındığı tarihlerde on beş yaşından büyük olan mağdure ... ve ...'ın şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdurelere yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilllerin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşıldığından vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince ayrı ayrı reddine,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanıklar ... ve ... Müdafileri ile Sanıklar ... ve ...'in Temyiz İstemleri Yönünden
1. Sanık ...'in atılı suça doğrudan iştirak ettiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin uygulanarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
A. Katılan Mağdureler ... ve ...'in Vekillerinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdureler ... ve ... vekillerinin temyiz isteklerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu anlaşıldığından temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanıklar ... ve ... Müdafileri ile Sanıklar ... ve ...'in Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2016 tarihli ve 2015/48 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'in temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ve ... müdafileri ve sanıklar ... ve ...'in temyiz isteklerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2024 tarihinde karar verildi.