SUÇLAR: Kasten yaralama, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 1800 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 35 inci maddesi uyarınca 1800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 43,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile 43,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği almış olduğu cezaları temyiz ettiğine vesaire ilişkindir.
İnceleme dışı mağdur ... B. ile sanık ...'ın olay tarihinde resmi nikahlı evli oldukları, sanık ...'ın alkollü bir şekilde ikametine geldiği, eşine hakaret ettiği ve darp etmek amacıyla eşinin üzerine yürüdüğü, oğulları olan tanık A. E.'nin araya girerek mağdurun darp edilmesini önlediği, A. E.'nin polisleri araması üzerine görevli polis memurları olan şikâyetçi ... Ö. ile katılanlar ... E. ve.....Y.'nin olay yerine gelerek kapıyı çaldıkları, kapıyı sanığın açtığı, açar açmaz şikâyetçi ve katılanlar polis memurlarına "Ne var lan a... koyduğumun çocukları, ne geldiniz sizi kim aradı lan, s... olun gidin" diyerek hakaret ettiği, şikâyetçi ve katılanların sanığı ekip aracına davet ettikleri, sanığın direnerek görev polis memuru olan şikâyetçi ve katılanlara "Beni evimden alacak adamın a... korum, g... yiyorsa girin de alın, beni emmniyetten sorun bana çatçat Fatih derler, ben adamı keserim lan." sözleriyle görevi yaptırmamak için direndiği Mahkemece kabul edilmiştir.
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Olay tarihli "tutanak" başlıklı tutanak içeriği ile uyumlu mağdur, şikayetçi ve katılan beyanları doğrultusunda sanığın üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının sübut bulduğuna yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Sebepler Yönünden
1. Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
2. Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması sırasında hangi ilamın tekerrüre esas alındığı karar yerinde gösterilmemiş ise de, bu hususun infaz evresinde resen gözetilebileceği, ayrıca sanığın adli sicil kaydında görülen tekerrüre esas ilamında da 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmakla,
4. Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2024 tarihinde karar verildi.