Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin temyiz isteminin sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne ve hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1- Kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

2- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Dosya içerisindeki 23.01.2013 tarihli kolluk tutanağı ve olay yeri basit krokisine göre, iki şahsın demir çaldığı yönündeki ihbar üzerine olay yeri civarında araştırma yapan kolluk görevlileri tarafından sanığın (hakkında yaş küçüklüğü sebebiyle ayrı soruşturma yürütülen kardeşi ile birlikte) suça konu sulama kanalı girişindeki demir kapıyı yanlarında bulunan el arabası üzerinde sürükleyip götürürlerken suç yerinden başka bir sokak üzerinde yakalandıklarında, suça konu eşyayı sulama kanalından aldıklarını belirtmeleri karşısında, eylemin tamamlandığı gözetilmeden sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması ve henüz müracaatı bulunmayan katılan kuruma suça konu demir kapının iadesinin sağlanması da gözetildiğinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesine göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılmaması,
b) Sanığın adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan Yumurtalık Sulh Ceza Mahkemesi'nin 10.05.2011 tarih ve 2009/2 Esas, 2011/58 Karar sayılı ilamına konu tehdit suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesiyle uzlaştırma kapsamına alındığı da nazara alınarak, öncelikle sanığın adli sicil kaydına göre hakkındaki hırsızlık suçundan 11/12/2007 tarihinde kesinleştiği görülen Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2004/1694 Esas, 2005/716 Karar sayılı ilamına konu hükmün infaz tarihinin araştırılarak sonucuna göre tekerrüre esas olup olmadığının belirlenmesi, anılan hükmün tekerrüre esas olmadığının tespiti halinde tekerrüre esas alınan tehdit suçuna konu karar ile ilgili mahkemesinden uyarlama talebinde bulunulup sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.