Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 43 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2014/367 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurenin iftira atmasını gerktirir neden olmadığına, ruh sağlığı bozulduğuna, beyanlarının tuttarlı ve istikrarlı olduğuna, bu nedenle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Mahkemece kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince gerekçe ve hüküm bölümlerinde çelişkiye neden olacak şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeter kesin delil bulunmadığı belirtildikten sonra bu kez sanığın eyleminde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilerek hükümde çelişki oluşturulması hukuka kesin aykırılık olarak saptanmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2014/367 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.02.2024 tarihinde karar verildi.