Mahalli mahkemesindn verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ile davalı Şirket arasında arasında 05.06.2006 tarihinde araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, davalı ... da kira sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunduğunu, ödemekle yükümlü oldukları borçları ödememeleri nedeniyle, sözleşmede kararlaştırılan aylık %3 gecikme faizi ile tahsili için icra takibi yaptıklarını davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek itirazlarının iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, takibe konu alacağın nereden kaynaklandığının takipte ve dava dilekçesinde açıklanmadığını, şirkete ait kayıtların incelenmesinde borçlarının olmadığının görüleceğini, ayrıca aylık %3 faizin de fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davacı icra takibinde 05.06.2006 tarihli araç kiralama sözleşmesine istinaden alacak talep etmiş, dava dilekçesinde de sözleşme gereğince ödemekle yükümlü olduğu borçlar olduğunu belirtmiş, cevaba cevap dilekçesinde, alacağın taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağı olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, taraflara ait ticari defterler, faturalar, OGS ve Trafik ceza makbuzları üzerinde yapılan bilirkişi incelmesine göre, davalının kiralanan araca ait 2 aylık kira parası, OGS ve trafik cezaları ile cari hesaptan kaynaklanan bakiye borç olmak üzere toplam 2.121,52 TL davacıya borcu olduğundan bahisle davanın kabulü ile itirazın iptaline, asıl alacağın %40 oranında inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davacı tarafından, talep edilen alacak miktarından sadece 760,33 TL'lik ve 809,39 TL lik 2 adet fatura kira alacağına ilişkin olup, taraflar arasında imzalanan 05.06.2005 tarihli 36 ay süreli kira sözleşmesinin 5. maddesinde, kira alacağının geç ödenmesi halinde aylık %3 gecikme faizi ödeneceğinin kararlaştırılmış olmasına göre, kira alacaklarına ilişkin olarak aylık %3 temerrüt faizine, kalan miktarın ise OGS ve trafik cezalarından kaynaklanmış olmasına göre söz konusu alacak kalemlerine yönelik yasal temerrüt faiziyle
tahsil edilmek üzere takibin devamına karar verilmesi gerekirken, kabul edilen miktarın tamamı üzerinden sözleşmede kararlaştırıldığından bahisle yıllık %36 temerrüt faizine hükmedilmesi isabetli olmadığı gibi kira alacağının temerrüt faizi yönünden 6101 sayılı T.B.Kanunu'nun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki kanunun 7. maddesi ile 6098 sayılı T.B.K.nın 120. maddesinin değerlendirilmesi gerekir.
3-Davacının takip talebinde kira alacağından bahsetmesi, dava dilekçesinde de, Sözleşme gereğince ödemekle yükümlü olduğu borçtan bahsetmesine rağmen, yargılama sırasında alacağın cari hesap alacağına ilişkin olduğunun bildirilmesine, alacak miktarının da tarafların ticari defterinde yapılan inceleme neticesinde tespit edilmiş olmasına, davalıya iletilmesi gereken ve davalı yerine ödenen OGS ve trafik cezalarının davalıya öncesinde bildirilmemiş olmasına, bu şekilde alacağın sebebinin değiştirilmiş olmasına göre davalı şirket tarafından belirlenebilir bir alacak söz konusu olmadığından, davalının inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi de doğru değildir.
4-Davalı ... hakkında kefil olduğundan bahisle icra takibi yapılmış ve ...'ın borca itirazı nedeniyle itirazın iptali talep edilmiş olmasına rağmen, hükmün gerekçe kısmında, davalı ... borçtan sorumlu olup olmayacağına ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadan, sadece davalı şirkete yönelik değerlendirme yapılarak, hüküm fıkrasında da, davalının itirazının iptaline karar verildiği belirtilmiştir. Karar gerekçesine ve hüküm fıkrasına göre davalı ... yönünden bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davalı ... hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.