Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için yapılan icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı dava dilekçesinde; davalı kiraya veren tarafından aleyhine 01.5.2008-01.6.2009 tarihleri arası dönemi kapsayan 14 aylık kira parası olan 9.800 TL'sının tahsili için icra takibi başlatıldığını takibe itiraz ettiğini,istenen kira parasının 3000 TL'sının ödenmesi üzerine davalının makbuz düzenlediğini, 9000 TL'sının ise Salih Kaya'nın keşide ettiği çek ile ödendiğini, dar yetkili olan icra hukuk mahkemesinde açılan itirazın kaldırılması davasında tüm delillerinin değerlendirilmesi mümkün olmadığı için kiraya veren tarafından yapılan bu icra takibinde istenen aylar kira parası sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ve alacağın % 40'ı oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı ise icra hukuk mahkemesince itirazın kaldırılmasına karar verildiğini, kira paralarının ödenmediğini, davacının sunduğu belgedeki yazıların kendi eli ürünü olduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığı ve 3000 TL'sıda kendisine ödenmediği için belgeyi imzalamadığını; 9000 TL bedelli çek ile yapılan ödemenin ise başka aylar kira parası ile ilgili olduğunu belirterek davanın reddini ve alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Takibe ve davaya dayanak yapılan 01.01.2005 başlangıç tarihli bir yıl süreli aylık kira parası 700 TL olan kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiraya veren davacı kiracı aleyhine 13.8.2009 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 700 TL üzerinden Mayıs 2008 ila Haziran 2009 ayları için toplam 9.800 TL kira alacağının tahsili amacı ile takip yapmış, davacı kiracının borca itirazı icra hukuk mahkemesi tarafından kaldırılmış ve menfi tespit davasında paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen 03.02.2010 tarihli ihtiyati tedbir kararından sonra kiracı tarafından 05.02.2010 tarihinde 12.980 TL'sı icra dosyasına yatırılmıştır.

Davacı kira parasını ödediğini iddia etmekte ve ''3000 TL alınmıştır'' ibareli imzasız el yazılı belge ile 9000 TL değerindeki çeki iddialarının delili olarak bildirmektedir. Davalı ise makbuzda yazılı 3000 TL nin kendisine ödenmediğini,9000 TL değerindeki çek ile yapılan ödemenin dava dışı önceki aylara ait olduğunu dolayısıyla kira parasının ödenmediğini savunmaktadır.Dosyaya davalı vekili tarafından sunulan 14.5.2010 havale tarihli beyanlarımız başlıklı dilekçede,davacı tarafın ödeme belgesi olarak sunduğu ''24.7.2009 günü alacağımıza karşılık 3000 TL alınmıştır'' cümlesi yazılı olan imzasız el yazılı belgedeki yazıların davalıya ait olduğunun davalı tarafından da kabul edilmesi, ancak anlaşma sağlanamadığı için imzalanmadığının belirtilmesi karşısında bu belgenin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek dinlenen tanıklar da 3000.-TL tutarındaki ödemeyi doğruladıklarından icra takibinden önce yapılan bu ödeme kadar kiracının borçlu olmadığının kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

2 nolu bentte yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.