SUÇLAR: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs

HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeletilerek esastan reddi, istinaf başvurularının esastan reddi

Sanıklar ... ve ...'ın katılan ...'e karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşıldığından temyizi mümkün görülmemiş, inceleme dışı tutulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ...'un katılan ...'a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hükmolunan ceza miktarı ve türü

gözetildiğinde kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki hükmün suç vasfına yönelik aleyhe temyiz kanun yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden kararın suç vasfı yönünden temyiz edilebilir olduğu, sanıkların katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. ve 286/2-(a) maddeleri gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2020 Tarihli ve 2016/59 Esas, 2020/3 Karar Sayılı Kararı İle

1. Sanıklar hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/2-(d), 29/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanık ...'ın katılan ...'a karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-(e), 35/2, 29/1,62/1, 51/1 ve 51/3 maddeleri uyarınca 1 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 Tarihli ve 2020/2158 Esas, 2021/977 Karar Sayılı Kararı
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının sanıkların katılan ...'a karşı eylemlerinden kurulan hükümlerde cezada artırım yapılırken kanun maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 87/2-(b) yerine 87/2-(d) yazılması hususu düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

1. Katılanlar vekilinin temyiz istemi özetle; sanıkların kastının öldürmeye yönelik olduğuna, üst sınırdan ceza verilmesi, cezalarında haksız tahrik indirimi yapılmaması, lehe hükümlerin uygulanmaması, cezaların ertelenmemesi, katılan sayısınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın suçu işlediğine dair delil bulunmadığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, katılan ...’a ait raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığına, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

4. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ilişkindir.

Olay tarihinden bir hafta önce sanık ...'un yargılama aşamasında vefat eden katılan ..., katılan ... ve ...'ın oğlu ... tarafından darp edildiği, olay günü katılanlar ..., ... ile ...'ın otomobillerini Uzunköprü İlçesi ... köyü ile Kavakayazma köyleri arasında kalan Mera çeşmesi mevkiindeki çeşmenin yanına park ettikleri, aracın arka koltuğunda oturarak sohbet ettikleri esnada, kardeş olan sanıkların, sanık ...'a ait ... marka beyaz renkli araç ile olay yerine geldikleri, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların ele geçirilemeyen av tüfekleri ile ilk olarak araç içerisinden, daha sonra da araçtan inerek katılanlar ..., ... ve ...'ın bulunduğu araca doğru en yakını 34,5 metre mesafeden olmak üzere sekiz el ateş ettikleri, katılan ...'ın sol diz arka yüzde ve sağ gözünde saçma yaraları meydana geldiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 03.04.2019 tarihli rapora göre katılan ...'ın gözünde meydana gelen 30 santimetreden parmak sayma düzeyindeki görmesinin organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu, katılan ...'ın isabet almadığı olayda,

1. Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin suç vasfına yönelik temyizi ile sınırlı yapılan incelemede;
Taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde husumetin bulunmaması, atış mesafesi, katılanda yaralanma meydana gelmemesi ve engel hal bulunmadığı halde eylemlerine devam etmemeleri hususları gözetildiğinde sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu ve kasten yaralamaya teşebbüs suçundan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin suç vasfına yönelen temyiz sebebi yönünden yapılan incelemede hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanıklar hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin katılanların beyanları, sanıkların ve sanık ...'a ait araçtan alınan svaplara ilişkin uzmanlık raporları ve dosya kapsamındaki diğer delillerle saptandığı, sanıkların atış yaptıkları mesafe, aralarında öldürmeyi gerektirecek düzeyde husumetin bulunmaması, katılanlardaki yaralanmaların niteliği ve engel hal bulunmadığı halde eylemlerine devam etmemeleri hususları gözetildiğinde sanıkların kastının yaralamaya yönelik olduğu yönündeki tespitte isabetsizlik bulunmadığı, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde temel cezanın dosya kapsamına uygun, hakkaniyete uygun ve orantılı şekilde belirlendiği, hükme esas alınan katılan ...'ın yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen adli raporun yeterli olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılanlardan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin doğru olarak belirlendiği, katılanlar vekili lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/2158 Esas, 2021/977 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.