Esastan ret

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü asıl, marka hakkına tecavüzün tespiti birleşen davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin UKD WEAR markasını 22.10.2020 tarihinde 2020/129508 sayı ile tescil ettirdiğini, davalının ise 15.11.2020 tarihinde 2020/141696 sayı ile UKD WEAR markasını tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin yıllardır kullandığı markayı ve logoyu kullanarak başvuru yaptığını ve kötüniyetli olduğunu, davalının haksız kazanç sağlamak için markalarına tecavüz ettiğini, her iki başvuruda da marka ve logo benzerliğinin açık olduğunu, davalının kötü niyetli davranarak UKDWEAR markasının bilinirliğini kullanarak başvuru yaptığını, davalının haksız kazanç sağlamak için başvuru yaptığını, whatsapp konuşmalarında da markasından
dolayı sipariş sayısının arttığını söylediğini, müvekkilinin markasını ve logoyu eskiye dayalı kullanımının deliller ile sabit

etmiştir

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; ...'ın haksız kazanç sağlamak için marka hakkına tecavüz ettiği, davalı ...'ın Trendyol internet sitesi üzerinden Çerme isimli dükkanından paylaştığı ürünlere Ukdwear markasını ekleyerek satış yaptığını ileri sürerek marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesini talep etmiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili
mahkemenin İstanbul Bakırköy mahkemeleri olduğunu, taraf markalarının farklı sınıflarda tescilli olduğunu, davalının davaya konu markayı
yaklaşık 10 yıl önce açmış olduğu mağazada kullandığını, davacının sunduğu whatsapp
yazışmalarının da bunu gösterdiğini, ayrıca müvekkilinin Türk Patente başvurmasından evvel UKDWEAR markasının anonim kullanılan bir marka olup Trendyol satış mağazasında da aynı
marka ile satış yapan çok sayıda firma bulunduğunu, UKDWEAR
markasını güçlü kılan, ayırt edici hale getiren ve emek verenin müvekkili olduğunu, davalının marka kullanımına sessiz kaldığını, müvekkilinin mağazasındaki
satışlarının çok az kısmının UKDWEAR markası ile yapıldığını, müvekkilinin 2020 yılından
itibaren Trendyol’da aktif olarak satış yaptığını, davacının bu tarihte Trendyol’da mağazası
olmasına rağmen satış yapmadığını, müvekkilinin satışlarının artması sonucu davacının da
satışa başladığını, davacı taraf ile bir araya gelip markalarıyla bir hafta ben bir hafta sen satış
yap diye anlaştıklarını ve tarafların UKDWEAR markası ile birer hafta satış yaptıklarını, davacı
şirket yetkilisinin markasının tescilinden sonra müvekkiline izin verdiğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının dava açılana dek davalının kullanımına rıza gösterdiği, bu nedenle haksız rekabet ve markaya tecavüzün iş bu davada bulunmadığı, davalının 2020 141696 sayılı UKD WEAR LOGO markasının
karıştırılma ihtimali gerekçesiyle tescil edildiği tüm mallar bakımından hükümsüz kılınması
koşullarının mevcut olduğu,
önceki tarihli kullanım nedeniyle "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler." malları bakımından hükümsüz kılınması
koşullarının mevcut olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, davalının 2020-141696 sayılı UKD WEAR LOGO markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'ın UKD Tekstil Sanayi ve Ticaret Şirketinin yıllardır kullanmakta olduğu logo ve marka ismini kullanarak başvuru yaptığını, bu başvurunun kötü niyetli bir şekilde olduğunun açıkça ortada olduğunu, ...'ın haksız kazanç sağlamak için Trendyol adlı e-satış mağazasında şirketin ürün markasını kullanmak ve bu ürün markasından haksız kazanç sağlamak için başvuruyu yaptığını, UKD Tekstil Sanayi ve Ticaret Şirketinin yıllardır kullandığı logo ve ismi tekrar onlara satmak istediğini, sipariş sayısının ukdwear markasından dolayı arttığını açıkça söylediklerini, davalı tarafın kendisine ait Trendyol da bulunan Çerme mağazasında ukdwear markasını kullanarak satış yaptığına dair görüntüleri dosyaya sunduklarını beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Asıl dava, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, birleşen dava ise marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.