Esastan Ret
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalısı ...’ın davalı şirkete ait iş yerinde meydana gelen iş kazası sonunda yaralandığını ve malul kaldığını, iş güvenliği önlemlerini almayan işverenin kusurlu olduğunu, müvekkilin kaynak yaptığı sırada üst katlardan düşen bir kalas parçasının sağ eline isabet ederek işaret parmağının kopmasına ve avuç içini de parçalayarak diğer parmaklarda hareket kısıtına yol açtığını, sağ elini kullanan bir insan olarak büyük sıkıntı yaşadığını, çalıştığı sürece yüksek ücret almasına rağmen kayıtlarda asgari ücret gösterildiğini, kazadan sonra işe çağrılmadığını, kaynakçı olan müvekkil benzer işlerde çalışmak istese de elindeki sakatlıktan dolayı işe giremediğini, psikolojisinin bozulduğunu beyanla; 1.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın 27.04.2015 tarihinde meydana geldiği, ... ve ... 8. kat duvarına çivi ile tutturulmuş 5/10'luk ağaçları sökerken sökülen tahtanın kenara çekilmesi sırasında ...’un elindeki tahtanın kayarak aşağıya düştüğü, o sırada -1. katta bulunan ...’ın eline isabet ettiği, ambulans çağrılarak müdahale edildiği, kusurun müvekkil şirkette olmadığı vs. hususları beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; iş kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, inşaatı yapan firma ile ... ve ...'ın davaya dahili ya da bu şahıslara davanın ihbarı gerektiğini, düz işçi olan davacının, gerçekte ücretli çalışan olmadığını, müvekkilinden götürü bedel ile iş aldığını, adına tescilli iş yeri bulunmadığından müvekkilince sigorta girişi yapılmak zorunda kalındığını, kaza tarihinden sonra davacının başka bir iş yerinde çalıştığını, maluliyet oranın yüksek çıktığını, kusur oran ve aidiyetlerinin hatalı belirlendiğini, ana yüklenici firmanın ve davacının kardeşinin kusurunun değerlendirilmediğini, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, ... tarafından düzenlenen tutanakta olayın ayrıntılı şekilde anlatıldığını, kazanın, davacı, inşaatı yapan firma, ... ve ...'ın kusuru sebebiyle yaşandığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13,16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde, hükme esas alınan kusur raporunun ve bu rapor benimsenerek oluşturulan hükmün oluşa uygun olmadığı ve kusur bilirkişi raporunda davacı, davalı ve dava dışı tarafların sorumluluklarının açık bir şekilde belirlenmediği anlaşılmaktadır. Buna göre öncelikle davaya konu kazayla ilgili maddi olgu doğru belirlenerek, olayın niteliği, davalının, davacının ve dava dışı tarafların olay anındaki sıfatları ve olaya etkileri araştırılarak, bilhassa dava dışı ... iş ortaklığı ve yine dava dışı Emek A.Ş.’nin davalı ve birbirleri ile arasındaki ilişkinin açıklığa kavuşturulması için taraflar arasında imzalanan tüm sözleşmeler celp edilip irdelenmeli ve bu şirketlerin sorumluluklarının ayrı ayrı tespit edilip tarafların kusur oranlarının ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi ve varsa diğer dava dosyalarındaki (ceza, rücuen tazminat gibi) kusur oranları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla, uzman kişilerden oluşan bir bilirkişi heyetinden kusur raporu alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir. Bozma sonrası hüküm kurulurken davacının mevcut dosyada temyiz başvurusunun bulunmaması karşısında, oluşacak usulü kazanılmış hak durumu gözetilip buna göre karar verilmelidir.
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.