İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Çine Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekilinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
... ili Karpuzlu ilçesi Meriçler Köyünde kain 203 ada 57 parsel sayılı taşınmaz, yörede yapılıp 1974 yılında kesinleşen orman tahdidinde orman sınırları içinde kalmış ve 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tutanak düzenlenmeksizin orman vasfıyla parsel numarası almıştır.
Davacı vekili, dava konusu 203 ada 57 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan yaklaşık 40 dönüm arazinin vekil edeninin kayınvalidesi ... ...’a atalarından kaldığını, 1999 yılında ise vekil edenine satıldığını, orman ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak, taşınmazın vekil edeni adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sonunda mahkemece; dava konusu taşınmazın, bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi, hava fotoğraflarındaki durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu, 1974 yılında kesinleşen orman kadastrosundan önce herhangi bir kadastro çalışması yapılmadığı, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırlandırması içinde kalan yerlerde tapu kayıtları ve kesinleşmiş mahkeme ilamlarının dahi hukuki değerlerini kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf talebinin, dava konusu edilen taşınmaz bölümünün, 02.06.1974 tarihinde kesinleşen Mihrap Tepe Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığı, daha sonra yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmadığı, tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, kaldı ki; davacının talebine ilişkin olarak, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 11/1 inci maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle hak düşürücü süre yönünden de davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraz ve tapu iptali ve tecil isteklerine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.