Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Tekirdağ ili Çorlu ilçesi Yenice Mahallesinde kain 2512 parsel sayılı taşınmaz, 340 m2 yüzölçümü ile arsa vasfıyla davacı adına 30.7.1987 tarihinde satış suretiyle tescil edilmiştir.
Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu 2512 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, yörede 2005 yılında yapılan ve 12.07.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında çekişmeli taşınmazın orman sınırı içine alındığını, bu işleminin yanlış olduğunu açıklayarak, dava konusu taşınmaza ilişkin sınırlamanın iptali ile taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.10.2018 tarihli ve 2018/2941 Esas, 2018/6368 Karar sayılı kararı ile, taşınmazın orman vasfının belirlenmesine ilişkin araştırmanın yeterli olmadığı, komşu parsellere ilişkin olarak açılan dava bulunup bulunmadığı hususunun da araştırılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, dava konusu taşınmazın evveliyatının ve halihazır durumunun orman vasfında olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, mülkiyeti davacıya ait olup 94 numaralı Orman Kadastro Komisyonu Kararı ile orman sınırları içerisine alınan Tekirdağ ili Çorlu ilçesi Yenice Mahallesi 2512 parsel sayılı taşınmazın orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 05.05.2005-05.11.2005 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 12.05.2005 tarihinde ilan edilerek 12.01.2006 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.