İNCELEME KONUSU

Mahkûmiyet

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2020 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 04.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.04.2022 tarihli ve 2022/2138 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2022 tarihli ve KYB-2022/66365 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2022 tarihli ve KYB-2022/66365 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın savunmasında, adliyeye giderek kendiliğinden teslim olduğunu belirtmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 293. maddesinde yer alan, "…tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, sanığın savunmasının doğruluğu araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1. Hükümlü hakkında İzmir İnfaz Hakimliğinin 31.10.2019 tarihli kararı ile kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği ve bu kararın hükümlüye 21.11.2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen iki gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmadığı iddiası ile hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davası ile İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında kendiliğinden teslim olduğunu ifade ettiği belirlenmiştir.

2. İnceleme konusu ile ilgili olan 5237 sayılı Kanun'un 293 üncü maddesinde yer alan;
(1) (...) tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz."
Şeklindeki düzenleme uyarınca hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti bakımından, nerede ve nasıl yakalandığına ilişkin dosyada herhangi bir tutanak veya belgenin bulunmaması da gözetilerek, kendiliğinden teslim olup olmadığı veya yakalanıp yakalanmadığının araştırılarak sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun'un 293 üncü maddesinde düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hükmünün uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı tartışılmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2020 tarihli ve 2019/877 Esas, 2020/339 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.