İNCELEME KONUSU
5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin talebin reddine dair ek karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan
Azdavay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2017 tarihli kararı ile hükümlü hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Azdavay Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Cumhuriyet savcısı ve hükümlü müdafinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 20.02.2020 tarihli kararı ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin uygulanması talebine istinaden Azdavay Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli kararı ile talebin reddine karar verildiği, hükümlünün itirazı üzerine Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli kararı ile itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına kesin olmak üzere karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.03.2022 tarihli ve 2021/19379 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2022 tarihli ve KYB-2022/42721 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2022 tarihli ve KYB-2022/42721 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya aslının, temyiz talebinin reddine ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 07/10/2020 tarihli ve 2018/1123 Esas, 2020/439 sayılı ek kararı yönünden temyiz incelemesi için Yargıtay'da olduğu anlaşılmakla onaylı dosya sureti üzerinde yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanık müdafiin 09/03/2018 tarihli istinaf dilekçesinde 03/01/2018 tarihinde PTT aracılığıyla katılan ...'e 402,00 Türk lirası olan zararına karşılık 404,00 Türk lirasını yatırmak suretiyle zararını karşıladığını belirttiği ve ek olarak dekontun belirtildiği, Azdavay Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2017 tarihli hükmünden sonra Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 20/02/2020 tarihli kararından önce dekontu sunmuş olduğu,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/5. maddesinde yer alan, “Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır." şeklindeki ve anılan Kanun'un 168/1. maddesinde yer alan "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında
Müştekinin zararı hüküm verildikten sonra, istinaf incelemesinden önce 03/01/2018 tarihinde giderildiği, bu haliyle hükümden sonra zarar giderildiğinden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı gibi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 20/02/2020 tarihli istinaf talebinin esastan reddine dair kararından önce ödeme yapılıp istinaf talep dilekçesinde bu husus belirtildiğinden etkin pişmanlık hususunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesi kapsamında itiraz kanun yolu üzerine anılan Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1. Katılanın, Ziraat Bankası kredi kartından 08.10.2015 günü saat 09.51'de 402,22 TL'lik alışveriş yapılması olayı ile ilgili şikayetçi olması üzerine konu ile ilgili yapılan araştırmada, bahse konu alışverişin T. Teknoloji Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yapıldığı, şirketin sorumlusunun hükümlü olduğunun tespiti üzerine Azdavay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2017 tarihli kararı ile hükümlü hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Azdavay Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Cumhuriyet savcısı ve hükümlü müdafinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 20.02.2020 tarihli kararı ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildikten sonra hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin uygulanması talebine istinaden Azdavay Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli kararı ile talebin reddine karar verilmiş ve bu karara karşı hükümlünün itirazı üzerine Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli kararı ile itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
2. a) 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan beşinci fıkrası;
"(5) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır."
b) 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci ve ikinci fıkraları;
"(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Hükümlü müdafinin, Azdavay Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli kararı ile hükümlü hakkında mahkumiyet kararı verildikten sonra 03.01.2018 tarihinde PTT aracılığıyla katılana 404,00 TL'lik ödeme yapıldığına dair dekontu da dilekçesine ekleyerek istinaf başvurusunda bulunduğu belirlenmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün Azdavay Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli kararı ile hakkında mahkumiyet kararı verildikten sonra 03.01.2018 tarihinde zararı karşıladığı ve bu hususun istinaf dilekçesinde de ileri sürüldüğü halde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 20.02.2020 tarihli kararında bu istinaf sebebi gözetilmeden karar verildiği, hükümlünün dilekçesinin Azdavay Asliye Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirilerek ek karar ile talebin reddine ve itiraz üzerine de Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulü ile ek kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, hükümlünün hüküm verildikten sonra zararı karşılaması nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı gibi, 5237 sayılı Kanun'u 168 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi kapsamında itiraz kanun yolu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve 2021/345 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.
...