HÜKÜMLER: Mahkumiyet
i

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1,5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, CMUK 326/son maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.12.2022 tarihli, 2022/147033 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, suç tarihi itibariyle 2863 sayılı Kanun'un 65/d bendinin yürürlükte olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; katılan kurum lehine 9.200 TL vekalet ücreti yerine 1.100 TL vekalet ücretine hükmedildiğine, hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiğine ilişkindir.

Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dava konusu yerde 19/03/2021 tarihinde keşif yapıldığı, 05/04/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dosyada bulunan belgelerde yapılan inceleme ve teknik değerlendirme ile keşif tarihinde mahallinde yapılan gözlem sonucunda, dava konusu yerin tescilsiz olup, bitişiğindeki 22 sayılı parseldeki tescilli yerin komşuluğunda bulunduğu, bu nedenle her türlü imar ve ihya uygulamaları bakımından 3194 sayılı İmar Kanununun yanı sıra esas itibarıyla 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun'u hükümlerine tabi olduğu, dava konusu yerde vücuda getirilen uygulamaların ve bunlara ilişkin düzenlemelerin, iş ve işlemlerin ...Belediyesinden alınan basit onarım izni dışında kaldığı, esaslı onarım, esaslı tadilat ve ilavelerden ibaret olduğu bahse konu parselde Yapı Tatil Tutanağıyla tespit edilen ilave yapılanmalara ve değişikliklere ilişkin uygulamaların ve bunlara ait düzenlemelerin, iş ve işlemlerin Yapı Tatil Tutanağının tutulduğu 2009 ve 2008 yılları arasında yapılmış olabileceğinin kuvvetle muhtemel tahmin edildiği, dava konusu yerde husule getirilen aykırı uygulamalar nedeniyle komşuluğundaki 22 sayılı parseldeki tescilli eski eser binaya doğrudan herhangi bir fiziki ve inşai müdahalenin ve tescilli taşınmazın özgün yapısını bozacak derecede fiili herhangi bir zararın dokunmadığı, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1 maddesinde düzenlenen suçu işlemiş olduğu gerekçesiyle, sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece bozma ilamına uyularak icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi heyeti raporunda; basit onarım iznine aykırı olarak önceki binanın tamamen sökülerek- yıkılarak eskisinden daha büyük alanlı hale getirildiği, eylemin esaslı müdahale niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın sit alanında olup bizzat tescilli olmasa da yan parseldeki tescilli yapının koruma alanında kaldığı, yandaki tescilli esere doğrudan bir zararının olmadığı, eylemlerin 2008-2009 yıllarında yapılmış olduğu, belediyenin verdiği 25.12.2008 tarihli iznin aşıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece suç tarihinde KUDEB'in faaliyette olup olmadığının sorulduğu, cevabi yazıda suç tarihinde KUDEB'in faaliyette olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Dairemizin 23.05.2019 tarih, 2016/11579 Esas, 2019/6623 Karar sayılı bozma ilamında; sanığın eylemi neticesinde eski eserde zarar oluşup oluşmadığı tereddütsüz şekilde belirlenerek, zarar meydana gelmiş ise; 2863 sayılı Kanun 65/1. maddesi gereğince, zarar meydana gelmemiş ise ; dava konusu taşınmazın bağlı bulunduğu Fatih Belediye Başkanlığı bünyesinde suç tarihi itibariyle faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığı araştırılarak, eylemin basit müdahale niteliğinde olması halinde veya esaslı müdahale niteliğinde olup KUDEB bulunması halinde 65/4, esaslı müdahale niteliğinde olup KUDEB yok ise 65/1. maddesi gereğince sanığın hukuki durumumun takdir ve tayini gerektiğinin belirtildiği, bozma sonrası icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi heyeti raporu ile de, eylemin esaslı müdahale niteliğinde olduğu ancak eski eserde zarar meydana gelmediğinin tespit edildiği ve suç tarihi itibariyle dava konusu yerde KUDEB bulunduğu, bu hali ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/4. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 65/1. maddesi gereğince hüküm tesisi,

Kabule göre de;
İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2015 tarih ve 2015/5 Esas, 2015/39 Karar sayılı, sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesi gereğince neticeten 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve belirtilen cezanın sanık bakımından kazanılmış hak oluşturduğu hususunun CMUK 326/son maddesi gereğince infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmesi gerekirken, sanığın neticeten 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,

Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.