HÜKÜMLER: 1. İstinaf başvurusunun esastan reddi

2. Temyiz isteminin reddi

Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/2045 Esas, 2021/2145 Karar sayılı kararının 21.09.2021 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen on beş günlük yasal süresinde temyiz edilmeyen kararın, sanık tarafından 19.11.2021 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, hak

kaybının önlenmesi bakımından 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığa yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılması gerektiği halde yapılmadığı, ancak sanığın 19.11.2021 ve 13.12.2021 tarihli dilekçeleri ile temyiz sebeplerini belirtmesi nedeniyle usul ekonomisi açısından yeniden tebligat yapılmasına gerek olmadığı yapılan inceleme neticesinde tespit edilmekle; sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddine dair 01.12.2021 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede:

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/134 Esas, 2021/324 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 450.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; yasal süre geçtikten sonra eski hale getirme talep eden sanığın eski hale getirme isteminin yerinde görülmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddi ve temyiz isteminin süre yönünden reddine dair ek kararın onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanığın temyiz sebepleri özetle;
5237 ve 5271 sayılı Kanunlarda lehine olan tüm maddelerden faydalanmak adına, karara itiraz ettiğine ilişkindir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz istemi kabul edildiğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

Ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddenin miktar ve türüne göre temel cezaların üst sınırdan belirlenmesi yerine eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.