Kabul

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ... asıl unsurlu ticaret unvanı ve tanınmış markası ve ..., ... ibareli seri markaları bulunduğunu, davalının ... markasının müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ve karışıklığa sebep olduğunu, davalının müvekkilinin tanınmışlığından yararlandığını ileri sürerek, davalı adına 21. sınıfta tescilli 2018/32233 kod numaralı ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ve müvekkilinin markalarının birbirinden farklı olduğunu, davacı markalarının ... müvekkili markasının ise ... olduğu, davacı markalarının giyim sektörü ile ilgili olarak 25 ve 35. sınıfları kapsamakta iken müvekkiline ait markanın davacı marka tescil sınıfları ile bağlantısı bulunmayan mutfak ürünleri alanında yani 21. sınıfta tescilli olduğunu, hükümsüzlük taleplerinin dayanağının bulunmadığını, davacı tarafa ait ... markasının tanınmışlığının ancak sektörel bazda olabileceğini, müvekkili adına tescilli marka ile ... markası arasında görsel ve işitsel olarak farkların bulunduğunu, ... ve ... markalarının kapsamının 21. sınıfta yer alan mutfak ekipmanlarına kadar genişletilemeyeceğini, markaların karıştırılma ihtimali ile ilgili olarak hiçbir somut delil bulunmadığını, ... markasının davalı adına tescilli markaların devamı olduğunu, markada esaslı unsurun ... ibaresi olmakla müvekkili adına 2015/50287 tescil numarası ile korunmakta olan ... markasının devam markası sayılması gerektiğini, müvekkilinin Adil ibaresi üzerinde hak sahibi olduğunu, müvekkili tarafın ticaret unvanında Adil ibaresini ihtiva etmekle davalının kendi ticaret unvanını tescil ettirme amacı taşıdığını ifade ederek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut olayda davacının markasının esas unsurunun "... " olması sebebiyle davacı ve davalı markaları arasında kıyaslama yapıldığı ve bilirkişinin ... ve davalı tarafa ait ... markalarında yer alan kelime unsurunun birebir aynılık derecesinde benzediğini ve iltibasa sebebiyet verebileceği yönündeki tespitine mahkemece de aynen iştirak edildiği, zira davacı tarafa ve hükümsüzlük talebine konu davalı tarafa ait markaların asli ve ayırt edici unsuru olan "..." ibaresi ile "..." ibaresinin ayniyet derecesinde benzer olduğu, taraf markalarının işitsel ve kelime kıyaslamasında davalının "..." markası ile davacıya ait 2010-O-39... kod numaralı tanınmış markasının son derece benzer unsurlar içerdiğinin mütalaa edildiği, burada, ortalama tüketici nezdinde benzerliğin yüksek oranda olduğu ve bu nedenle mal ve/veya hizmetler arasındaki düşük orandaki benzerlik halinde bile karıştırma ihtimalinden söz edilmesi gerektiği, ayrıca dosyaya celbedilen TÜRK PATENT'in ilgili "..." markasının tanınmış marka olarak tesciline ilişkin kararı ışığında yapılan değerlendirmede de; davacıya ait markanın tescilli olmadığı sınıflar yönünden de korunması gerektiğinin anlaşıldığı, bu durumda 25 ve 35. sınıfta tescilli davacı "... " esas unsurlu markası ile davalıya ait "..." markaları aynı sınıfta olmasalar bile davacının markasının tanınmış marka olması sebebiyle benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalı yana ait 2018/32233 tescil numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne sicilden terkinine, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, taraf markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasının "...", davacının tanınmış markasının "..." şeklinde olduğunu, markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilkenin markayı parçalarına ayırmadan, asli ve ayırd edici unsurları gözeterek, her iki markanın ortalama tüketici gözünde bıraktığı genel izlenime göre, tüm faktörler gözetilerek "global değerlendirme" yapılması gerektiğini, davacının "..." tanınmış markasının sektörel tanınmış olduğunu, gerek ... (tanınmış marka olmadığını) gerekse ... markasının 21. sınıf mutfak ekipmanlarına kadar genişletilmesinin mümkün olmadığını, taraf markalarının farklı sektörlerde farklı tüketici gruplarına hitap ettiğinden ortalama tüketici kitlesinin markaları birbirine karıştırmayacağını, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde, hedef tüketici kitlesinin de dikkate alınması gerektiğini, taraf markalarının potansiyel müşterisinin vasat düzeydeki tüketici kitlesi değil, uzman alıcı grubu olduğunu, özel alıcı grubu hedef kitlenin de somut olayda nazara alınabileceğini, bu halde özel alıcı grubunun veya uzman alıcı grubunun ortalamasının dikkate alınması gerektiğini, 2018/32233 nolu ... markasının müvekkilinin tescilli markalarının devamı olduğunu, 2015/50287 sayılı "... mutfakçı" markasındaki asli unsur olan "..." ibaresi ile, müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru olan ADİL ibaresini birleştirerek ... markası için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereğince "ADİL" markası üzerinde hak sahibi olduğunu, ticaret unvanını marka olarak tescil ettirmek istediğinin açık olduğunu, müvekkilinin geçmişten bu yana gerek unvanda ADİL ibaresini, gerekse markasının asli unsuru ... ibaresini kullanarak sektörde tanındığını beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, markalar arasında görsel ve işitsel olarak yüksek derecede benzerlik bulunduğu, "..." ibaresinin davacı firmanın isim ve soy ismi olduğu, 2000 yılından beri yoğun bir şekilde ve seri markalarla kullanılarak tanınmış hale geldiği göz önüne alınarak davalı markasındaki bir harf eksikliği ve "IŞIK", "..." ibarelerindeki anlam farkının davalı markasına ayırt edicilik katmadığı, markaların benzer olduğu, tescilli olduğu emtialar dikkate alındığında, davalı markasının tescilli olduğu; " Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), elektrikli-elektriksiz makyaj temizleme aletleri,pudra ponponları, tuvalet eşyaları için kutular." emtialarının, davacı markasının tescilli ve tanınmış olduğu 25. Sınıf emtialar ile bağlantılı olduğu, hükümsüzlüğü istenen markanın bu emtialarda, davacının markasının tanınmışlığından yararlanma ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalı markasının tescilli olduğu;"tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri,bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları. Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları,taraklar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri. Ütü masaları ve kılıfları, çamaşır kurutmalıkları, elbise askıları. Ev hayvanları için kafesler, akvaryumlar, vivaryumlar, terraryumlar. Camdan, porselenden,seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Fare kapanları, haşerat tuzakları, sinek ve haşeratı. kovucu veya yok edici elektrikli cihazlar, sinek yakalayıcılar, sinek raketleri. Püskürtmeli hortum başlıkları, sulama süzgeçleri için başlıklar, sulama aletleri, bahçe sulama süzgeçleri, musluklara takılan uçlar.” emtialarının, davacı markalarının tescilli olduğu sınıf ile benzer ve bağlantılı bulunmadığı anlaşılıyorsa da, markalar arasında yüksek benzerlik bulunduğu dikkate alınarak, tescil edildiği emtialarda davacı markasının ayırt edici niteliğini zedeleme ve itibarına zarar verme ihtimali bulunduğundan, mahkemece davalı markasının tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilmesi sonuç olarak yerinde ise de, mahkeme kararının gerekçesi düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, delillerinin toplanmadığını, TÜRK PATENT'ten gelen müzekkere cevabının ... markasının tanınmış marka olduğu hususunu ispata yeterli olmadığını, tescil bulunmadığını, eksik inceleme ve hatalı gerekçelerle hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlük koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacının "..." ibareli seri markaları ile "..." ibareli markaları bulunmakta olup markalar 05,16,18,25,35. sınıflarda tescillidir. Davalının ise "..." ibareli markası 21. Sınıf hizmetler yönünden tescillidir. Davacı iltibas ve tanınmışlık iddiası ile davalıya ait markanın hükümsüzlüğünü talep etmektedir. Mahkemece, 25 ve 35. sınıfta tescilli davacı "... " esas unsurlu markası ile davalıya ait "..." markaları aynı sınıfta olmasalar bile davacının markasının tanınmış marka olması sebebiyle benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hizmetler ayrıştırılarak davalının 21. sınıf içerisinde bulunan bir kısım hizmetlerin davacının 25. sınıf hizmetleri ile benzer olduğu ve iltibas oluşturacağı, bir kısım emtiaların ise davacı markalarının tescilli olduğu sınıflar ile benzer olmadığı, ancak markalar arasında yüksek benzerlik bulunduğu dikkate alınarak, tescil edildiği emtialarda davacı markasının ayırt edici niteliğini zedeleme ve itibarına zarar verme ihtimali bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davacı markalarının tescilli olduğu sınıflar ile davalı markasının tescilli olduğu sınıf farklı olmakla davacının markasının TÜRK PATENT nezdinde tanınmış marka olarak tescil edilmesi tanınmışlığın kabulü için tek başına yeterli sayılamaz. Dairemizin emsal içtihatları ve Dairemizce de benimsenen tanınmışlığa ilişkin WIPO Ortak Tavsiye Kararı’nda açıklanan ilkeler nazara alınarak her somut olayda tanınmışlığın değerlendirilmesi gerekir. Davacı tarafça sunulan deliller itibariyle ... markasının davacı adına 2000 yılından bu yana tescilli olarak kullanıldığı, markanın ilgili sektör olan 25. Sınıfta bilinen bir marka olduğu anlaşılmaktadır. Davalı markasının tescilli olduğu; " Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), elektrikli-elektriksiz makyaj temizleme aletleri,pudra ponponları, tuvalet eşyaları için kutular." emtialarının, davacı markasının tescilli ve tanınmış olduğu 25. sınıf emtialar ile bağlantılı olduğu, hükümsüzlüğü istenen markanın bu emtialarda, davacının markasının tanınmışlığından yararlanma ve karıştırılma ihtimali bulunmakla birlikte 21. sınıfta yer alan diğer emtialar yönünden davacının markasının tanınmışlığından yararlanma ve karıştırılma ihtimali bulunmamaktadır. Bu husular dikkate alınarak benzerliği bulunmayan emtialar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken tüm sınıflarda hükümsüzlüğe karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.