Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanıkların, yakınana karşı eylemlerini birden fazla kişiyle birlikte ve geceleyin gerçekleştirdiği ve sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (c) ve (h) bentleri ile uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında; aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bu hususlar gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve nitelendirmede Yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden “her iki sanık müdafiileri için 705 TL zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınarak hazineye gelir kayıt edilmesine” ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.