Beraat şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında, Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.07.2017 tarihli ve 2015/869Esas ve 2017/206 Karar sayılı ilamıyla sanığın söz konusu izinsiz uygulamaları yıkarak eski hale getirmiş olması gerekçeleriyle 2863 sayılı Kanun'un 65/1-2, Türk Ceza Kanununun 62,53,5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 11.04.2017 tarihinde kesinleşmesine müteakip Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesi 13.12.2019 tarihli ve 2018/501 Esas, 2019/1121 Karar sayılı ilamı ile sanığın denetim süresi içerisinde 16.06.2017 tarihinde kasten basit yaralama suçunu işlediği ve yargılama sonucunda mahkumiyetine kesin olarak karar verildiğinden bahisle ihbarda bulunmuştur. İhbar üzerine Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231/11 inci maddesi uyarınca açıklanmasıyla, sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1-2,5237 sayılı Kanun'un 62/1,53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezaladırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, anılan kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde;

"Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 24/06/2016 tarihli cevabi yazısına göre taşınmazın projeye uygun hale getirildiği bu haliyle sanığın suç işleme kastının bulunmadığı anlaşılmakla beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi" gerekçesiyle hükmün 1., 2., 3., 4., 5. ve 6. paragraflar yerinden çıkarılarak hükme;

" Her ne kadar sanığın 2863 sayılı kanuna muhalefet suçunu işlediği iddia edilerek cezalandırılması talep edilmiş ise de, sanığın suç işleme kastının bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince BERAATİNE,

Sanık ..., İlk Derece Mahkemesinde kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,",

Cümleleri eklenerek hükmün düzeltilmesine, diğer yönleri ile usul ve yasaya uygun olan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 28.06.2021 tarihinde karar verilmiş, anılan kararın katılan vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

Katılan vekilinin temyiz isteği; Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi gerektiğine ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; Sanığın 3. derece sit alanı içerisinde yaptığı fiziki müdahalenin aynı yıl içerisinde kaldırıldığının tespitinden sonra, suç tarihinde yapılan kontrol sırasında kaldırmamış olduğu gibi izinsiz uygulamayı da kullanmakta olduğunun belirlenmiş olmasına rağmen sanık hakkında beraat hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanığın 24.06.2015 ve 17.06.2015 tarihli dilekçeleriyle suçlamaya konu Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, Kılıçarslan Mahallesi, 95 ada 5 parseldeki taşınmazını çamaşırhane olarak işletmesi için gerekli izinlerin verilmesi talebiyle Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurul Müdürlüğüne başvuruda bulunması üzerine 11.09.2015 tarihinde yerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda; Antalya Büyükşehir Belediyesi Koruma Uygulama ve Denetim Şube Müdürlüğünün 14.01.2011 tarih ve 148-1431 sayılı yazısı ile parsel ile ilgili olarak basit onarım izini verildiği, 03.03.2011 tarih ve 6796 sayılı yazısı ile belediye teknik elemanlarınca verilen 03.11.2010 tarihli basit onarım iznine tabi uygulamaların aşıldığının ancak söz konusu aykırılıkların 28.02.2011 tarihinde kaldırıldığının belirtilmesine rağmen 11.09.2015 tarihli yerinde yapılan incelemede yapının Kaleiçi Danışma Denetleme Kurulunca 14.08.1984 tarihinde uygun bulunan projesinden farklı olarak çekme katlı ve teraslı olduğunun tespit edilmesi üzerine sanık hakkında Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 15.09.2015 tarihli kararıyla suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında suçlamaya konu aykırılıkların satın aldığı tarihte var olduğunu, kendisinin aykırılıkları kaldırdığını beraatine karar verilmesini talep ettiği, dosyada yer alan kira sözleşmesine göre sanığın suçlamaya konu taşınmazın kira başlangıç tarihinin 01.10.2010 olduğu ve sanık tarafından taşınmazın 01.12.2011 tarihinde satın alındığı, dosyadaki 24.06.2016 tarihli Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün cevap yazısında müdürlük uzmanları tarafından 12.01.2016 tarihinde yerinde yapılan inceleme neticesinde suç duyurusuna konu çekme kat ve teras uygulamalarının kaldırılarak yapının onaylanan projesine uygun hale getirildiğinin tespit edildiği ve suç duyurusuna konu ihlalin devam etmediğinin bildirildiği, anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince, CMK 280/1-a maddesi uyarınca duruşmasız yapılan istinaf incelemesi sonucunda hükümde yer alan 1., 2., 3., 4., 5. ve 6. paragrafların çıkarılarak sanığın suç işleme kastının bulunmadığı anlaşıldığından, CMK nun 223/2-c maddesi gereğince beraatine ve sanığın kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Hukuki veya son derece teknik hususlarla ilgili değerlendirmeler dışında duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve 25952/18 numaralı Deliktaş/Türkiye kararında da vurgulandığı üzere, sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin delaletiyle aynı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, mevcut iddialar karşısında sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise suçlamaya konu aykırılıkların kaldırıldığı ve onaylanan projesine uygun hale getirildiği iddiasına yönelik, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, mahallinde inşaat, arkeolog, fen bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak olayın tereddüte mahal bırakmayacak şekilde aydınlatılması, taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.