SAYISI: 2022/İHK-10995
SAYISI: K-2021/190647
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, 07.12.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 5.000,00 TL talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin 22.10.2019 tarihinde anlaşma ile sonuçlandığını, anlaşma doğrultusunda davacı vekiline 14.188,22 TL'nin ödendiğini, müvekkilinin sorumluluğu kalmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı başvuru şartını yerine getirmeden dava açtığı için davanın usulden reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, uzlaşma sağlanmış olduğundan davanın feragat nedeni ile reddi gerektiğini, müterafik kusur bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.10.2019 tarihli Arabuluculuk Anlaşma Tutanağına göre davalı vekili ile davacı vekili arasında davalı şirketin anlaşılan tutardaki ödemeyi belirtilen hesaba yapması ile kalıcı iş göremezliğin de içinde olduğu tüm tazminat haklarından davacının feragat ettiği biçiminde anlaşma yapıldığı, anlaşılan tutarın 21.10.2019 tarihinde ödendiği, 6325 sayılı Kanun'un 18 inci maddesine 7036 sayılı Kanun'la eklenen 5 inci fıkrada mevcut düzenlemenin Kanun gerekçesine göre dava açma yasağı olarak nitelendirildiği, anlaşma belgesinin ilam niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B. İtiraz sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde, usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111/2 nci maddesi gereğince, yetersiz ödeme nedeni ile iki yıllık hak düşürücü süre içerinde talepte bulunulabileceğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili gerçek zararını bilmeden ve tam olarak aydınlatılmadan yapılan anlaşmanın fahiş farklar içerdiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunca bilirkişi incelemesi yapılmadan ve gerçek zarar tespit edilmeden davanın reddedildiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18 inci maddesi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18 inci maddesinin 5 inci fıkrasında arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağının açıkça düzenlenmiş olmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.