Davacı, kurum tarafından tahakkuk ettirilen borcun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, feragat nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz taleplerinin reddine,

2-Dava, davacının asfalt şantiyesine mıcır temini (hafriyat yükleme) işyerinden dolayı davalı Kurumca tahakkuk ettirilen 9.766.19 TL prim ve gecikme zammının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı vekilinin 6111 sayılı Yasadan faydalanmak amacıyla davadan feragat ettiği, vekaletnamede feragat yetkisi olduğu anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine, 1.100.00 TL red vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda davacının harfiyat işyerinden eksik işçilik gösteriminden dolayı davalı Kurumca 17.09.2009 tarih ve 147 sayılı karar ile tahakkuk ettirilen 8.864.81 TL prim borcunun iptali istemiyle dava açtığı, dava açıldıktan sonra 25.02.2011 tarihli mükerrer 27857 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile ilgili olarak bu kanunda yer alan 12.,13. ve 14. madde hükümlerinden yararlanabilmek için, dava açılmaması açılmış davalardan feragat edilmesi gerektiği hükmüne dayanarak davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının yasal düzenleme gereğince davadan feragat etmesi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi doğru ise de davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının avukatlık ücreti ile ilgili 4. bendinin silinmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 12.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.