İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, tahliye ve icra tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı borçlu hakkında 1.2.2012 tarihinde başlattığı icra takibinde 1.3.2010 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira akdi gereğince, 1.3.2011 tarihinde ödenmesi gereken yıllık kira bedeli olarak 4.000 TL'nin tahsili ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı borçlu 17.2.2012 tarihli itiraz dilekçesi ile; takibe konulan kira sözleşmesini kabul etmediğini, 6.7.2010 tarihinde noterde düzenlenen 19.3.2010 başlangıç tarihli yeni sözleşmenin imzalanması ile kira ilişkisini yenilediklerini, bu nedenle takibe konulan sözleşmenin geçerliliğinin olmadığını, sözleşmenin sadece alacaklıya ödenen miktarları gösteren bir belge olduğunu, toplam 15.000 TL ödeme yapıldığını, bu durumda 2013 yılının mart ayına kadar kiranın peşin olarak ödenmiş olduğunu belirterek borca itiraz etmiştir. Davacı alacaklı davalı borçlu tarafından sunulan 19/03/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin daha az vergi vermek için düzenlendiğini, muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. Davalı borçlu, itiraz dilekçesinde, kiracılık ilişkisine, kira sözleşmesi altındaki imzaya itiraz etmemiştir. Bu durumda kiracılık ilişkisi, kira sözleşmesi ve takipte istenen miktarın kesinleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece 1.3.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre takipte istenen miktarın ödenip ödenmediği üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı borçlunun dayandığı kira sözleşmesine göre istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.