Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların paylı malik oldukları dava konusu taşınmaz üzerine davalının murisinin yapı inşa ettiğini, murisiyle kullanmaması konusunda anlaştıklarını ancak davalının garaj olarak kullanmaya başladığını belirterek, elatmanın önlenmesini ve taşınmazın eski haline getirilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, dava konusu yere tecavüzü olup olmadığını bilmediğini, varsa derhal son vermeye hazır olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, taşkın yapı nedeniyle açılan elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Somut olayda, davacıların paylı malik olduğu 325 ada 6 parsel sayılı taşınmaza davalıya ait garajın 10.05 m2’lik kısmının taşkın olduğu, inşaat bilirkişi raporuna göre yapının yaklaşık 75 yıllık olduğu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanına göre, yapının kadastro tespit tarihi olan 1979 yılından çok önce yapıldığı, davacıların uzun süre itiraz etmedikleri, taraflar arasında daha sonradan ihtilaf çıktığı, bu nedenle davalının yapıyı yaparken iyiniyetli olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının iyiniyetli olduğu, ifraz koşullarının oluşmadığı tespit edildiğine göre, sökülerek götürülmesi mümkün olmayan yapılar için yıkılması halinde tamamının etkilenip etkilenmeyeceği tespit edilerek, tamamı yıkılacak olması halinde yapı değerinin, tamamı yıkılmayacak ise taşan kısmın yapı değerinin belirlenerek, davacıya yıkılacak yapıların değerini depo etmesi için önel verilmesi, depo edilmesi halinde yıkım isteğinin de kabulüne karar verilmesi, aksi takdirde yıkım isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.