Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasında Boyabat Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın görevsizlik ile reddine karar verilmiştir.

Bunun üzerine Boyabat Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı dava dilekçesinde, Sinop ili Boyabat ilçesi Zaim Köyü Pelitoğlu Mevkii doğusu ve batısı ile güneyi orman olan kuzeyi ise kendisine ait olduğunu iddia ettiği 130 ada, 2 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmaz ile aynı yer Bürüm Köyiçi Mevkii doğusu Mehmet Gülten’e ait yer, batısı yol, kuzeyi orman, güneyi kendisine ait olduğunu iddia ettiği 123 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 120 m2’lik kısmının 30 yıldan fazla zamandır kendi zilyetliğinde olmasına rağmen orman kadastrosu sonucu orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildiğini iddia ederek, anılan taşınmazların ifraz edilerek ayrı bir tapu kaydı verilmek suretiyle adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.

Boyabat Asliye Hukuk Mahkemesi dava konusu edilen taşınmazların 101 ada 1 nolu orman parseli içinde kaldığı, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlik koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın ise orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Karara karşı davacı ile davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi dava konusu edilen taşınmazların bulunduğu 101 ada 1 nolu orman parseli tespitinin kesinleşmediği, tapu kaydının oluşmadığı, taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde derdest dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, öte yandan ormanların mülkiyet hakkının Hazineye, kullanımının ise Orman İdaresine ait olduğu, taşınmazın orman olarak tespit edildiği, davanın tespit maliki Hazineye de yöneltilmesi gerektiği gerekçeleriyle Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Boyabat Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen kısmı yönünden orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı tarafından imar ihya edildiği ve 20 yıldan fazladır davacı zilyetliğinde bulunduğu gerekçeleriyle kadastro tespitinin iptaline, son parsel numarası ile davacı adına tapuya tesciline, davalı adına kayıtlı 101 ada 1 parsel yönünden (A) harfli kısmın çıkarılması ile tapuya tesciline karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden ise orman sayılan yerlerden olduğu, imar-ihya ya da zilyetlikle kazanımın mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm davacı tarafından (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden de zilyetlik koşullarının sağlandığı, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından ise eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğu iddialarıyla temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ile davalı ... idaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.