HÜKÜMLER: Yaş düzeltilmesi, beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve

altıncı fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılamasında mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucu, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2013/89 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararı ile mağdurenin 04.04.1995 olan doğum tarihinin 04.04.1994 olarak düzeltilmesine ve sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

Beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Ortada neden yokken bir bayanın kendi namusu hakkında yalan beyanda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağına, yine sanığın ilk başta mağdure ile arasındaki ilişkiyi reddetmiş olmasına rağmen DNA testinin sonucundan sonra mağdure ile birlikte olduğunu kabul ettiğine, mağdurenin korkusundan olay hakkında kimseye bir şey söyleyemediğine bu durumun ise mağdure aleyhine kullanılamayacağına, mağdurenin nüfusta yazılan yaşının doğru olduğuna ve mağdurede akıl zayıflığı olduğuna, sanığın bu akıl zayıflığını kullandığına bu nedenle sanığın cezalandırılması gerekir iken beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

2. Ancak sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince yargılama sırasında kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettirip beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2013/89 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükme "Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.000 TL maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.02.2024 tarihinde karar verildi.