Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı üçüncü kişi vekili, 18.05.2015 tarihinde uygulanan hacizden dava tarihi itibari ile haberdar olduklarını, mahcuz pompaların vekil edeni tarafından dava dışı ... Akaryakıt Firmasına ariyet olarak verildiğini belirterek, davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlunun dava dışı ... Akaryakıt Firmasında hissedar iken, takibe dayanak borcun doğumundan sonra hisselerini devrettiğini, bu devir işleminin amacının alacaklılardan mal kaçırmak olduğunu, ariyet sözleşmesinin ekinde yer alan listede haczedilen menkullerin yer almadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından sunulan ariyet sözleşmesi ve menkullerin ithaline ilişkin faturada iki adet pompanın yer aldığı, el yazısı ile seri numaralarının da gösterildiği, fatura ve sözleşme kayıtları ile bilirkişi raporunun birbiri ile uyumlu olduğu, mahcuzların dava dışı şirkete ariyet olarak verildiği ve sahibinin davacı olduğunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96 vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir. Davacı üçüncü kişi vekili dava konusu mahcuzların dava dışı şirkete ariyet olarak verildiğini iddia etmiş ve buna ilişkin ariyet sözleşmesi, protokol ve faturalar ibraz etmiştir. Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde açıkça ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Davalı defter kayıtlarına dayandığına göre, mahkemece davacı üçüncü kişinin ticari defteleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak veya bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek davacı tarafın dava dilekçesi ile dayandığı fatura ve belgelerin ticari defterlere işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulune uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.