Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/170 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararı ile sanığın çocukların cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği

Olay sırasında dokuz yaşında olan mağdurun soruşturma sırasında olayları detaylı olarak anlatmış olduğu, mağdurun sanığı önceden tanımadığı gibi, iftira atması içinde herhangi bir nedeninin de bulunmadığı, bu yaştaki küçük bir çocuğun 8-9 ay sonra tekrar ifadesi alındığında olayları hatırlayamaması veya karıştırmasının son derece normal olduğu, mağdurun bu olayı zihninden silmiş olmasının, bu olayın gerçekleşmediği anlamına gelmeyeceği gibi, sanık lehine de yorumlanamayacağı, bu gerekçe ile beraat kararı verilmesinin yasalara ve hakkaniyete aykırılık oluşturduğu, sanığın çocuğu sadece bisikletle gezdirmediği, onu kimsenin olmadığı boş bir alana götürdüğü, bisikletten inerek çocuğu kucağına oturtmak istediği, mağdurun sol eli üzerinde bulunan sıyrığın, çocuğun mukavemet gösterdiğinin delili olduğu beyanıyla beraat kararının bozulmasının gerektiğine ve saire ilişkindir.

Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurun aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/170 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.02.2024 tarihinde karar verildi.