Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili Ilgaz ilçesi Danişment Köyü 151 ada 1 parsel ... 28.018,80 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, "6831 ... Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır", "1981 yılından beri Sadık Yakup oğlu ... ve Yakup oğlu ... kullanımındadır." şerhleriyle, tarla vasfında, Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... ili ...Köyü 151 ada 1 parsel ... taşınmazın dedesinden babasına, babasından da kendisine olmak üzere, tarafından uzun yıllardır tarımsal amaçlı kullanıldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile kullanımın davalı kullanıcılarla birlikte paylı olarak belirlenmesini talep etmiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " dava konusu taşınmazın bilinen en eski malikinin Ala Yusuf olarak tanınan kişi olduğu, bu kişinin davacı ...'un ve davalılar Sadık ve ...'nun dedesi olduğu, bu suretle dava konusu taşınmazın Ala Yusuf isimli kişiden intikalen gelen tereke malı olduğu, Ala Yusuf isimli kişinin mirası paylaşılmadığı için mirasçıları ... ve Sadık'ın kullanımlarının tüm mirasçılar adına olduğu, davacı ..., Ala Yusuf isimli kişinin, babasının dedesi olduğunu, taşınmazın dedesinden babasına, babasından da kendisine intikal ettiğini beyan ederek, taşınmaz üzerindeki hakkını mirasçılık ilişkisine dayandırdığı, Uyap sistemi üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneği incelendiğinde, davacının babası olan ...'un dava tarihi itibariyle sağ olduğu, bu sebeple davacı ...'un, mirasçı sıfatının bulunmadığı, bu itibarla da taşınmazı asli zilyet olarak kullanmadığının anlaşıldığı, tanıklardan ... ve ..., taşınmazın daha evvel terk edilmiş ve harabe vaziyette olduğunu beyan ettiği, bu beyanlara itibar edildiğinde dahi, taşınmazın yeniden ihyasından sonra davacı ...'un taşınmazı birkaç sene kullandığı ancak 2013 senesinde kullanmayı bıraktığı, kadastro tespitinin yapıldığı tarihte taşınmazın fiilen asli zilyedi olmadığı, bu tanık beyanlarına itibar edilse ve taşınmazın terk edildikten sonra ihya edildiği, bu suretle dava konusu taşınmazın Ala Yusuf isimli kişinin terekesine ait bir taşınmaz olmadığı kabul edilecek olsa dahi kadastro tespiti sırasında davacının taşınmaz üzerinde bir zilyetliği bulunmadığı" gerekçeleriyle davanın reddine, 151 ada 1 parsel ... taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; iş bu kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, " Dosya içeriğine, mahkemece yapılan keşif, yerel bilirkişi, davacı ve davalı tanıklarının beyanları, teknik bilirkişi raporları, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, dava konusu taşınmazın öncesinde kök muris Ala Yusuf’a ait olduğu, ölümünden sonra mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılar arasında taksim edilmediği, mirasçıları ... ve Sadık'ın kullanımlarının tüm mirasçılar adına olduğu, davacı ... her ne kadar, Ala Yusuf isimli kişinin kendi kök murisi olduğunu iddia etmiş ise de, babası olan ...'un dava tarihi itibariyle sağ olduğu, bu sebeple davacı ...'un mirasçı sıfatı bulunmadığı gibi, dava konusu taşınmazın Ala Yusuf isimli kişinin terekesine ait bir taşınmaz olmadığı kabul edilecek olsa dahi, kadastro tespiti sırasında davacının taşınmaz üzerinde bir zilyetliğinin bulunmadığı" gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.