SAYISI: 2017/464 Esas - 2019/833 Karar
Taraflar arasındaki grup kaza sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin... Giyim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'de 05.12.2011-13.10.2017 tarihleri arasında çalıştığını, Nazilli Devlet Hastanesinin 08.08.2017 tarihli engelli sağlık kurulu raporu ile %60 oranında engelli olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin işvereni ile davalı arasında 09.12.2016-09.12.2017 tarihleri arasında Grup Ferdi Kaza Sigortası düzenlendiğini, müvekkilinin çalışması sırasında meydana gelen engelliliği nedeniyle davalıya başvurulduğunu, ancak gerekli ödemenin yapılmadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 1.000,00 TL'nin davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 25.000,00 USD'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının maluliyet durumunun poliçe tanzim tarihinden önce var olan hastalıklardan kaynaklanması ve bu durumun poliçe özel ve genel şartlarına göre kapsam dışında olması nedeniyle davacının talebinin karşılanamadığını, maluliyet oranının fahiş hesaplandığını, söz konusu sigortanın sadece %60 ve üstü maluliyetler için teminat sağladığını, davacının maluliyeti poliçe vadesi içerisinde doğsaydı bile maluliyeti %60'ın altında kaldığından tazminat ödenmesinin mümkün olmadığını, davacının maluliyetinin poliçe teminatı içerisinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacının poliçe başlangıç tarihinde % 43,2 oranında maluliyeti bulunmakta ise de davalı ile davacının işvereni arasında düzenlenen 09.12.2016 tarihli Grup Kaza Sigorta Sözleşmesinin 4-C maddesi ve bu sözleşmenin eki niteliğindeki ek protokolün 2 ve 3 üncü maddeleri birlikte değerlendirildiğinde davacının poliçe aralığında %60 maluliyete ulaşmasının poliçe teminatından yararlanması için yeterli olduğu, poliçe başlangıç tarihinde davacının % 43,2 oranında maluliyetinin bulunmasının mezkur ek protokolün 2 ve 3 üncü maddeleri karşısında davalıya ödemeden kaçınma hakkı vermeyeceği, zira sigortaladığı kişinin sağlık durumu hakkında çekincesi bulunan sigorta şirketinin kanunen sigortalıdan sağlık durumu hakkında bilgi talep etme hakkının bulunduğu, tacir olması sebebi ile basiretli davranma yükümlülüğü altında olan davalının sigorta sözleşmesinden önce davacıdan, davacının sağlık durumu hakkında herhangi bir bilgi ve belge talebinde bulunmadığı, kaldı ki bu hususun sigorta sözleşmesinin 5 inci maddesinde de ayrıca düzenlendiği, buna karşın davalının davacıdan herhangi bir bilgi talebinde bulunmadan sözleşmeyi düzenlediği anlaşıldığından davalının, davacının poliçe tarihinden önce de malul durumda olduğuna yönelik itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 25.000,00 USD tazminatın temerrüt tarihi olan 15.11.2017 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereği vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir (1) yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işlemiş faizi ile birlikte fiili ödeme gününde T.C. Merkez Bankasının efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan rapor ile davacının poliçenin başlangıç tarihinde %43,2 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiğini, sonrasında devam eden rahatsızlıklarının eklenerek poliçe vadesi içerisinde %60,4'e ulaştığını, davacının maluliyetinin poliçe tanzim tarihinden itibaren var olan hastalıklarından kaynaklandığından poliçe özel ve genel şartlarına göre teminat dışı olduğunu, poliçe tarihinde var olan maluliyetlerin teminat dışı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, işvereni ile davalı ... arasında imzalanan 09.12.2016 tarihli protokolün 2 nci ve 3 üncü maddelerinde yer alan düzenlemelere göre sigorta poliçesi tanzim tarihinde davacının %60'ın altında (%43,2) oranda malul olduğu ve sigorta şirketine başvuru tarihi itibariyle %60,4 oranında malul olduğu belirlendiğinden sigorta poliçesi kapsamında maluliyet tazminatı olan 25.000 USD'yi talep etme hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, davacının işvereni ile davalı arasında imzalanan Grup Kaza Sigorta Sözleşmesi vadesi içerisinde davacının %60 oranında malul duruma gelmesi nedeniyle poliçe gereğince hastalık sonucu maluliyet teminatının ödenmesi istemine ilişkindir.

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1511 inci ve devam eden maddeleri.

1. Dosyanın incelenmesinde; davacının... Giyim Sanayi ve Ticaret Ltd Şti bünyesinde çalıştığı, davacının işvereni ile davalı ... arasında 09.12.2016 tarihinde Grup Kaza Sigorta Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme hükümlerine göre sigorta ettiren... Giyim Sanayi ve Ticaret Ltd Şti bünyesinde üye olan kişilerin hastalık sonucu tam veya kısmi maluliyetlerinin teminat altına alındığı, sözleşmenin 4 üncü maddesinin (C) bendine göre tam ve daimi maluliyetin gerçekleşmesi için sigorta teminatı altına alınan kişinin iş görme kapasitesinin en az %60'ını kaybetmiş olduğunun Sosyal Güvenlik Kurumu ya da yetkili bir hastane tarafından teşhis edilmesinin gerektiği, poliçe vadesi içerisinde davacı tarafından Nazilli Devlet Hastanesinden alınan 08.08.2017 tarihli engelli sağlık kurulu raporu ile davacının %60 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiği, yargılama sırasında İlk Derece Mahkemesince ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan Adli Sağlık Kurulu raporuna göre davacının poliçe başlangıç tarihi olan 09.12.2016 tarihi itibarıyla maluliyet %43,2 oranında olduğu, 27.10.2017 tarihi itibarıyla maluliyet oranının %60,4'e ulaştığı, aradaki farkın yeni eklenen diyabet ve hipertansyon tanılarından kaynaklandığının bildirildiği, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan Adli Sağlık Kurulu raporunda diyabet ve hipertansyon tanıları nedeniyle davacının maluliyetinin %60,4 oranına ulaştığı tespit edilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince davacının tedavilerine ilişkin yapılan araştırma yeterli değildir. İlk Derece Mahkemesince Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) davacının tedavi gördüğü tüm hastanelerin bildirilmesinin istenilmesi ve SGK tarafından bildirilen hastanelerdeki tüm tedavi belgelerinin dosya arasına alınarak davacının poliçe başlangıç tarihinden önceki ve sonraki maluliyet durumunun tespit edilmesi gerekirken yalnızca davacı vekili tarafından bildirilen hastanelerin tedavi belgeleri ile yetinilmiştir. Bu hâli ile davacının sonradan tespit edilen diyabet ve hipertansiyon tanıları nedeniyle oluşan maluliyetinin poliçe başlangıç tarihinden önce var olup olmadığı anlaşılamamaktadır.

Şu durumda; İlk derece Mahkemesince SGK'dan davacının tedavi gördüğü tüm hastanelerin araştırılması ve davacının tüm tedavi belgeleri dosya arasına alındıktan sonra davacının Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesine sevki ile davacının poliçe başlangıç tarihinden önceki ve sonraki maluliyet durumu ile davacının maluliyetin %60'a ulaşıp ulşamadığının Grup Kaza Sigortası Sözleşmesinin 4 üncü maddesinin (c) bendinde anılan Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi edilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.